|
Tweet |
ObjektifÇeşmeHaber/ Selma Artar
İstanbul Çekmeköy’de biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetmesinin ardından, eğitim sendikaları tarafından Türkiye genelinde başlatılan iş bırakma eylemi kapsamında Çeşme’de de öğretmenler iş bıraktı. Eğitim sendikaları, Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda ortak basın açıklaması yaptı.
Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen açıklamaya çok sayıda öğretmenin yanı sıra Çeşme’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Basın açıklaması öncesinde eğitimciler ve destek için alana gelen vatandaşlar yakalarına “Artık Yeter” yazılı yaka kartları taktı. Fatma Nur Çelik ve görevi başında hayatını kaybeden tüm öğretmenler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı okundu.
Ortak açıklama, Eğitim-Sen Çeşme Şubesi Yönetim Kurulu adına Mehmet Nuri Aras ve Eğitim-İş Çeşme Şube Başkanı Demet Özer tarafından yapıldı.

“Bu saldırı münferit değil”
Eğitim-Sen adına konuşan Mehmet Nuri Aras, 2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleşen bıçaklı saldırıyı hatırlatarak, iki öğretmen ve bir öğrencinin yaralandığını, yaralanan öğretmenlerden birinin tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiğini söyledi.
Yaşanan olayın münferit olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Aras, okullarda artan şiddet vakalarının uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın gerekli ve kalıcı önlemleri almadığını savunan Aras, bir öğrencinin kesici aletle okula girebilmesinin güvenlik mekanizmalarındaki yetersizliği ortaya koyduğunu dile getirdi.
Aras, açıklamasında eğitim emekçilerinin mesleki itibarının zedelendiğini, öğretmenlerin hedef gösterildiğini ve pedagojik temelden yoksun uygulamaların okulları güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırdığını söyledi. Derinleşen yoksulluk, gençlerin geleceksizlik duygusu ve rehberlik hizmetlerindeki eksikliklerin de şiddet riskini artırdığına dikkat çekti.
Eğitim-Sen’in talepleri arasında; okul güvenliği konusunda bilimsel ve katılımcı bir politika oluşturulması, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmesi ve şiddeti önlemeye yönelik bağlayıcı bir eylem planı hazırlanması yer aldı.
.jpeg)
“Öğretmenler ölüm korkusuyla derse girmemeli”
Eğitim-İş Çeşme Şube Başkanı Demet Özer ise yaptığı konuşmada, Fatma Nur Çelik’in okulda, öğrencilerin ve öğretmenlerin en güvende olması gereken yerde hayatını kaybettiğini belirterek tepki gösterdi.
Hayatını kaybeden öğretmenin 44 yaşında olduğunu hatırlatan Özer, uzun süredir okula gelmediği belirtilen bir öğrencinin bıçakla okula girebilmesinin ciddi bir güvenlik zaafı olduğunu söyledi. Öğrenciyle ilgili daha önce rehberlik görüşmeleri yapıldığı ve tutanaklar tutulduğuna ilişkin bilgileri hatırlatan Özer, gerekli önlemlerin alınmadığını savundu.
Özer, eğitimde şiddetin önlenmesi için “Eğitimde Şiddet Yasası” çıkarılması gerektiğini belirterek, tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemlerinin alınması, somut bir eylem planı hazırlanması ve faillerin caydırıcı biçimde cezalandırılması çağrısında bulundu.

Türkiye genelinde iş bırakma
Fatma Nur Çelik’in öldürülmesinin ardından birçok eğitim sendikası 3 Mart için iş bırakma çağrısı yaptı. Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Bir-Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Anadolu Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen ve Mil-Maarif Sen’in de aralarında bulunduğu sendikalar çeşitli illerde basın açıklamaları gerçekleştirdi.
Bazı sendikalar Türkiye genelinde iş bırakma kararı alırken, Eğitim-İş’in 3 ve 4 Mart tarihlerinde iki gün iş bırakma kararı aldığı bildirildi.
Çeşme’deki ortak açıklamada, eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı. Açıklama, alkışlarla son bulurken Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından öldürülmesi protesto edildi.
