|
Tweet |
ObjektifÇeşmeHaber / Selma Artar
Çeşme–İzmir Otoyolu’nun özelleştirileceği ve geçiş ücretlerinde ciddi artışlar yaşanabileceği yönündeki iddialar, Çeşme’de geniş katılımlı bir tepkiye yol açtı. Çeşme Kent Konseyi’nin çağrısıyla Çeşme Belediye Meydanı’nda bir araya gelen sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, olası özelleştirme kararının ekonomik ve sosyal sonuçlarına dikkat çekti.
Toplantıya Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi Meclis Üyesi Onur Saatli, Çeşme Seyahat Kooperatifi Başkanı Erkan Barbun ve çevreci avukat Şehrazat Mercan katılarak açıklamalarda bulundu.
.jpeg)
Ahmet Güler: “Çeşme’nin kapısına kilit vurulur”
Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler, otoyolun yapım sürecine ve finansmanına değinerek yolun kamu kaynaklarıyla inşa edildiğini vurguladı. Otoyolun yapıldığı dönemde belirli bir süre sonunda ücretsiz olacağının ifade edildiğini hatırlatan Güler, bugün ise mevcut 53 TL’lik geçiş ücretinin 365 TL’ye kadar çıkabileceğinin konuşulduğunu söyledi.
Bu artışın yalnızca ulaşımı değil, Çeşme’nin ekonomik ve sosyal yapısını da etkileyeceğini belirten Güler, ilçede kamu personelinin ve çalışan kesimin yaşam maliyetleri nedeniyle zaten zorlandığını dile getirdi. Yüksek ulaşım ücretlerinin Çeşme’yi daha da erişilmez hale getireceğini savunan Güler, paralı otoyollara alternatif ücretsiz yolların bulunması gerektiğini, ancak Yarımada’da bu seçeneğin oldukça sınırlı olduğunu ifade etti.
Güler, “Yarımadaya ulaşımı zorlaştırmak, bölgenin ekonomik ve sosyal hayatını doğrudan etkiler” dedi.
.jpeg)
Onur Saatli: “Ekonomik yük yine halka yıkılıyor”
Meclis Üyesi Onur Saatli ise konuşmasında özelleştirme politikalarını ve mevcut ekonomik tabloyu eleştirdi. Saatli, 2026 yılı bütçesinde 2,7 trilyon TL faiz ödemesi öngörüldüğünü hatırlatarak, vergi gelirlerinin önemli bir bölümünün faiz giderlerine ayrıldığını söyledi.
Özelleştirme gündeminin ekonomik yönetimle bağlantılı olduğunu savunan Saatli, kamu varlıklarının satışının bütçe açıklarını kalıcı biçimde çözmeyeceğini ifade etti. Olası otoyol zamlarının turizmi, taşımacılığı ve vatandaşların sağlık ile eğitim hizmetlerine erişimini zorlaştıracağını belirten Saatli, “Çeşme’ye ulaşımın pahalanması; esnafı, çalışanları ve öğrencileri doğrudan etkiler” dedi.
Saatli, sürece demokratik yollarla tepki göstermeye devam edeceklerini vurgulayarak kararın yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Ulaşım sektörü maliyet artışından endişeli
Çeşme Seyahat Kooperatifi Başkanı Erkan Barbun da geçiş ücretlerindeki olası artışın ulaşım sektörüne ciddi maliyet yükü getireceğini söyledi. Barbun, zam gerçekleşmesi halinde kooperatifin yıllık otoyol giderinin milyonlarca lirayı bulabileceğini belirterek, bu artışın kaçınılmaz olarak yolcu ücretlerine yansıyacağını ifade etti.
“Mevcut ekonomik koşullarda bu yükü ne esnafın ne de vatandaşın taşıması kolay” diyen Barbun, ulaşımın bir kamu hizmeti olduğuna dikkat çekti.
.jpeg)
Hukuki süreç gündemde
Çevreci Avukat Şehrazat Mercan ise geçmişte benzer konularda açılan davaları hatırlatarak, özelleştirme sürecine karşı hukuki yolların da değerlendirilebileceğini belirtti. Mercan, farklı sivil toplum kuruluşlarının süreci yakından takip ettiğini ve konunun yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir mesele olduğunu dile getirdi.

İddialar nasıl gündeme geldi?
İzmir–Çeşme Otoyolu’nun özelleştirileceğine ilişkin iddialar ilk olarak CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz tarafından kamuoyuna taşındı. Yavuzyılmaz, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı aralarında İzmir–Çeşme Otoyolu’nun da bulunduğu 7 otoyolun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını öne sürmüştü.
Konu daha sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından da TBMM grup toplantısında gündeme getirildi. Özel, mevcut geçiş ücretinin 53 TL olduğunu hatırlatarak, Kamu-Özel İşbirliği modeliyle özelleştirme halinde bu rakamın 365 TL’ye kadar çıkabileceğini savundu.
Hükümetten henüz resmi bir açıklama yok
Artan tepkilere rağmen, otoyolun özelleştirilmesine ve geçiş ücretlerine ilişkin iddialar konusunda hükümet kanadından şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.
Çeşme’de ise sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar sürecin takipçisi olacaklarını, demokratik tepkilerini sürdüreceklerini ifade etti.
.jpeg)