|
Tweet |
Halkın Parasıyla Yapılan Yol Şirketlere Devredilemez
Türkiye’de son günlerde çok ciddi bir plan konuşulmaktadır. İstanbul’daki köprüler ve bazı otoyolların işletme hakkının özel şirketlere devredilmesi gündeme getirilmiştir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da yaptığı açıklamada, İzmir–Çeşme ve İzmir–Aydın otoyollarının işletme hakkının belirli bir süre için özel sektöre devredileceğini duyurmuştur. Bu planın içinde İzmir – Çeşme Otoyolu da bulunmaktadır.
Yetkililer “satış değil, işletme devri” diyerek meseleyi hafifletmeye çalışmaktadır. Ancak kelimeler gerçeği değiştirmez. Bir otoyolun 25 yıl boyunca özel bir şirket tarafından işletilmesi, fiilen özelleştirmedir. Çünkü o yol artık kamu yararı için değil, şirket kârı için işletilecektir.
Bu Yol Zaten Halkın Parasıyla Yapıldı
İzmir – Çeşme Otoyolu Türkiye’nin ilk otoyollarından biridir. 1990’lı yıllarda inşa edilen bu otoyol için bu ülkenin halkı 670 milyon dolar ödeme yapmıştır. O dönem Türkiye ekonomik olarak son derece zor koşullardan geçiyordu. İnsanlar düşük ücretlerle çalışıyor, ülke ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyordu. Buna rağmen devlet, vatandaşın ödediği vergilerle bu yolu yaptı.
Bu para;
• şirketlerin parası değildir, bankaların parası değildir, yabancı yatırımcıların parası değildir
Bu para doğrudan doğruya bu ülkenin vatandaşlarının vergileridir.
Yani bu otoyol zaten millet tarafından defalarca ödenmiş bir kamu yatırımıdır.
Şimdi aynı vatandaşlara tekrar dönüp:
“Bu yolu artık özel şirket işletecek ve daha pahalı kullanacaksınız” demek ekonomik bir karar değil, açık bir adaletsizliktir.
Bu Sadece Bir Yol Meselesi Değildir
İzmir – Çeşme Otoyolu yalnızca bir ulaşım hattı değildir. Bu yol aynı zamanda İzmir Yarımadası’nın ana damarıdır.
Bu yarımada; Güzelbahçe, Urla, Karaburun, Çeşme ve Seferihisar ilçelerinden oluşmaktadır. İzmir’in turizmi, tarımı, balıkçılığı ve yerel ekonomisinin önemli bir bölümü bu bölgede şekillenmektedir.
Bu yol;
• Çeşme turizminin
• Urla’nın gastronomi ve tarım ekonomisinin
• Karaburun’un balıkçılığının
• Seferihisar’ın üretim ve turizm faaliyetlerinin
• Güzelbahçe’nin ticari yaşamının
en önemli ulaşım arteridir.
Bugün 53 TL olan otoyol geçiş ücretinin 365 TL’ye çıkması, yarımada halkı için çok ağır bir ekonomik yük anlamına gelmektedir. Bu yalnızca bir fiyat artışı değildir; ulaşımın pahalılaşması, hayatın pahalılaşması demektir.
Bu durumda;
• Çeşme turizmi ciddi zarar görür
• Urla’daki işletmelerin maliyetleri artar
• Karaburun’a ulaşım zorlaşır
• Seferihisar’daki üreticiler ekonomik baskı altında kalır
• Güzelbahçe’den yarımadaya çalışan binlerce emekçinin ulaşım maliyeti katlanır
Yani mesele yalnızca bir otoyol değildir.
Mesele Güzelbahçe, Urla, Karaburun, Çeşme ve Seferihisar’dan oluşan İzmir Yarımadası’nın ekonomik ve sosyal geleceğidir.
Kamu Malları Batan Geminin Malları Değildir
Son yıllarda Türkiye’de birçok kamu varlığı özelleştirildi. Limanlar, fabrikalar, enerji dağıtım şirketleri ve kamu arazileri özel şirketlere devredildi. Her defasında aynı söz söylendi: “Verimlilik artacak.”
Ama sonuç ortadadır. Fiyatlar yükseldi ve vatandaş daha fazla ödemek zorunda kaldı.
Şimdi aynı model köprüler ve otoyollar için uygulanmak isteniyor.
Kamu altyapısını şirketlere devretmek kısa vadeli para bulma politikasıdır. Devlet kısa vadede birkaç milyar dolar gelir elde edebilir. Ancak bunun bedelini 25 yıl boyunca halk ödeyecektir.
Otoyollar ve köprüler birer ticari yatırım değil, kamusal altyapıdır. Devletlerin görevi bu altyapıyı şirketlere devretmek değil, vatandaşın erişimini kolaylaştırmaktır.
İzmir Yarımadası Buna Sessiz Kalmayacaktır
Bu nedenle İzmir Yarımadası’ndaki kent konseyleri, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar olarak çok açık söylüyoruz:
İzmir – Çeşme Otoyolu’nun işletmesinin özel şirketlere devredilmesine karşıyız.
Bu yol;
• Güzelbahçe halkının
• Urla halkının
• Karaburun halkının
• Çeşme halkının
• Seferihisar halkının
ortak malıdır.
Halkın vergileriyle yapılan bir yolu, geçici bile olsa özel şirketlere devretmek kabul edilemez.
Halkın Yolu Halkta Kalacaktır
Bu nedenle çok yakında Urla’da büyük bir halk buluşması gerçekleştirilecektir.
Bu buluşma;
• bir protesto değil
• bir siyasi gösteri değil
kamu hakkını savunma hareketidir.
Çünkü bir ülkenin yolları o ülkenin vatandaşlarının ortak varlığıdır. Ve halkın malı şirketlere devredilecek bir ticari meta değildir.
İzmir – Çeşme Otoyolu satılamaz.
İşletmesi devredilemez.
Halkın yolu halkta kalmalıdır.