escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...
SON DAKİKA

DEM Parti Heyetinin İmralı Ziyareti ve Açıklamaları

facebook-paylas
 Tarih: 27-02-2025 17:38:52

DEM Parti Heyetinin İmralı Ziyareti ve Açıklamaları

DEM Parti heyeti, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası’na gitti. Heyette Ahmet Türk, Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Cengiz Çiçek ve Faik Özgür Erol yer aldı. Görüşmenin ardından heyet İstanbul’a dönerek bir basın toplantısı düzenledi.

 

Basın Toplantısında Açıklamalar

Heyet üyeleri, İstanbul Taksim’de bir otelde gerçekleştirdikleri toplantıda Abdullah Öcalan’ın mesajını kamuoyuyla paylaştı. Konuşmalarda, barış sürecine yönelik çağrılar ön plana çıkarken, PKK’nin silah bırakmasına ilişkin mesajlar da dikkat çekti.

 

Toplantıda söz alan Sırrı Süreyya Önder, görüşmeye dair şunları söyledi:

“Kışın bitip baharın geleceği şu günlerde umudu yeşertmeye gittik. Barış umudunu büyütmek için oradaydık. Bu sürecin ilerlemesi için katkı sunan tüm siyasi aktörlere teşekkür ediyoruz.”

 

Öcalan’ın Mesajı: “PKK Kendini Feshetsin”

Pervin Buldan, toplantıda Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” başlıklı mesajını okudu. Öcalan’ın açıklamalarında PKK’nin varlık sebebine dair değerlendirmeler yer alırken, örgütün silah bırakması gerektiği yönünde bir çağrı öne çıktı.

 

Öcalan’ın mesajında şu ifadeler yer aldı:

 

“PKK, insanlık tarihinin en şiddetli dönemi olan 20. yüzyılda, iki dünya savaşı arasında, reel sosyalizmin deneyimi ve dünya çapındaki Soğuk Savaş’ın gölgesinde doğmuştur. Kürt gerçekliğinin açıkça inkârı, temel hak ve özgürlükler – özellikle ifade özgürlüğü – üzerindeki kısıtlamalar, PKK’nin ortaya çıkışı ve gelişiminde önemli bir rol oynamıştır.

 

PKK, benimsediği teori, program, strateji ve taktikler açısından yüzyılın ağır gerçekleri ve reel sosyalizmin sistemi altında şekillenmiştir. 1990’larda reel sosyalizmin iç dinamikler nedeniyle çökmesi, ülkede Kürt kimliğinin inkârının çözülmesi ve ifade özgürlüğünde yaşanan iyileşmeler, PKK’nin varoluşsal anlamının zayıflamasına ve aşırı tekrara düşmesine neden olmuştur.

 

Türk-Kürt ilişkileri, bin yılı aşkın bir tarihte karşılıklı iş birliği ve ittifak temelinde şekillenmiş, Türkler ve Kürtler varlıklarını sürdürebilmek ve hegemonik güçlere karşı direnebilmek için bu gönüllü ittifakı korumayı hayati bir gereklilik olarak görmüştür.

 

Kapitalist modernitenin son 200 yılı, esas olarak bu ittifakı bozmayı amaçlayan süreçlere sahne olmuştur. Sınıfsal çıkarları doğrultusunda hareket eden güçler, bu amacın ilerletilmesinde önemli roller oynamıştır. Cumhuriyet’in tekçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Bugün esas görev, inançları da dikkate alan kardeşlik ruhu içinde, tarihsel ilişkiyi yeniden yapılandırmaktır.

 

Demokratik bir topluma duyulan ihtiyaç kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun soluklu ve en geniş çaplı silahlı hareketi olan PKK, toplumsal bir taban ve destek bulmuş, esas olarak demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından ilham almıştır.

 

Aşırı milliyetçi sapmaların kaçınılmaz sonucu olan ayrı bir ulus-devlet, federasyon, idari özerklik veya kültürel çözüm önerileri, toplumun tarihsel sosyolojisine yanıt verememektedir.

 

Kimliklere saygı, özgürce kendini ifade etme, toplumun her kesiminin kendi sosyo-ekonomik ve siyasi yapıları çerçevesinde demokratik olarak örgütlenmesi, ancak demokratik bir toplum ve siyasi alanın varlığıyla mümkündür.

 

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı, ancak demokrasiyle taçlandırılırsa kalıcı ve kardeşçe bir süreklilik sağlanabilir. Siyasal sistemin inşasında ve gerçekleştirilmesinde demokrasinin alternatifi yoktur. Demokratik mutabakat, temel yöntemdir.

 

Barış ve demokratik toplum çağının dili de bu gerçekliğe uygun olarak geliştirilmelidir.

 

Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu irade ve diğer siyasi partilerin bu çağrıya olumlu yaklaşımı, silah bırakma yönünde bir çağrı yapmam için uygun bir zemin oluşturmuştur. Bu tarihi sorumluluğu üstlenerek, bu çağrıyı yapıyorum.

 

Her modern topluluk ve parti gibi, varlığı zorla ortadan kaldırılmadığında, gönüllü olarak hareket etmesi gerektiği gibi, kongrenizi toplayın ve bir karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.

 

Birlikte yaşamaya inanan ve çağrıma kulak veren herkese selamlarımı iletiyorum.”

 

Siyasi Tepkiler ve Sürecin Geleceği

Basın toplantısının ardından siyaset dünyasından farklı tepkiler geldi. Özellikle silah bırakma çağrısına ilişkin tartışmalar gündemdeki yerini koruyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği ve devletin bu çağrıya nasıl yanıt vereceği merak konusu.


  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER GÜNDEM Haberleri
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI