|
Tweet |
Kıyı Ege Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Kent Söyleşileri, “İzmir’de Afet” temasıyla 17 Şubat 2026 Salı günü İzmir’de gerçekleştirildi. Tepekule Kongre Merkezi’nde yapılan programda afet yönetimi, deprem gerçeği ve yerel yönetimlerin hazırlıkları ele alındı. Saat 13.30–17.00 arasında düzenlenen söyleşide yerel yöneticiler, bilim insanları ve arama-kurtarma alanında çalışan uzmanlar bir araya geldi.
Söyleşiye Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı ve KEBB Başkanı Ahmet Aras, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, AKUT Kurucusu Nasuh Mahruki, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Hasan Sözbilir ve gazeteci İsmail Küçükkaya konuşmacı olarak katıldı.

Denizli: “Afette iletişim sistemi sınıfta kaldı”
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, konuşmasında özellikle afet anlarında yaşanan iletişim kopukluklarına ve koordinasyon eksikliklerine dikkat çekti. Türkiye’de depremlerde yaşanan can kayıplarına tepki gösteren Denizli, karar alma süreçlerindeki yavaşlığın ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi.
“Japonya’da bir kişinin burnu kanamazken biz binlerce yurttaşımızı kaybediyoruz. Karar mekanizmalarında hız sorunu var. Hatay’da üç gün boyunca sıfır iletişim vardı. Ambulansı bile arayamıyorduk. Baz istasyonları çöktü. Kurumların hazırlıklı olmadığını gördük. Analog iletişim yöntemleri düşünülmemişti. Tüm gücümüzü dijital dünyaya teslim etmişiz.”
“Telsizlerle iletişim ağı çok önemli”
Denizli, Çeşme’de yaşanan büyük yangınlara da değinerek afetlerde iletişimin sürekliliğinin hayati olduğunu vurguladı.
“Çeşme’de dört gün süren bir yangın yaşadık. İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere farklı kurumlarla müdahaleler gerçekleştirdiğimiz halde yangını uzun süre kontrol altına alamadık. Rüzgârın yön değiştirmesi müdahaleleri zorlaştırdı. Bu süreçte 72 saat boyunca kesintisiz iletişim sağlayan ağlar kurduk. Telsizlerle sürdürülebilecek bir iletişim ağı çok önemli.”
Denizli, konuşmasının sonunda afetlerle hiç karşılaşılmaması temennisinde bulunarak, deprem yaşanmadan önce dirençli kentler oluşturmanın önemine işaret etti.