|
Tweet |
Adalet Bakanı Akın Gürlek: Tehdit iddialarına soruşturma…
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşanırken, baba Nizamettin Kabaiş soruşturmanın daha kapsamlı yürütülmesi için uzman bir ekip kurulması çağrısında bulundu. Kabaiş, şu ana kadar 195 kişinin DNA’sının incelendiğini ancak herhangi bir eşleşme bulunamadığını söyledi.
Van’a gelerek savcılık yetkilileriyle görüşen Kabaiş, olayın tüm yönleriyle aydınlatılabilmesi için soruşturmanın daha geniş kapsamda yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Yurttan çıktıktan sonra kayboldu
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kayboldu. Genç öğrencinin bulunması için başlatılan arama çalışmaları günlerce sürdü.
Rojin Kabaiş’in cansız bedeni ise 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde bulundu. Olayın ardından Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.
Adli Tıp raporunda iki farklı DNA
Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda dikkat çeken bulgular yer aldı. Rapora göre Kabaiş’in göğüs ve vajina iç bölgesinde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildi.
Bu gelişmenin ardından soruşturma kapsamında geniş kapsamlı DNA incelemesi başlatıldı.
195 kişinin DNA’sı incelendi
Soruşturmanın ilk aşamasında cenazenin olay yerinden Van Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’ne nakli sırasında temas etmiş olabileceği değerlendirilen kişilerin DNA örnekleri alındı. İlk etapta 134 kişinin DNA profili karşılaştırılırken, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında bu sayı 195’e çıkarıldı.
Üniversite ve yurt güvenlik görevlilerinden de DNA örnekleri alınarak incelemeye dahil edildi. Ancak baba Nizamettin Kabaiş, yapılan incelemelerde şu ana kadar herhangi bir DNA eşleşmesi bulunamadığını belirtti.
Cep telefonu İspanya’da incelendi
Soruşturmanın önemli delillerinden biri olan Rojin Kabaiş’e ait cep telefonu da dijital inceleme için yaklaşık üç ay önce İspanya’ya gönderildi. Ancak Van Barosu tarafından yapılan açıklamada, gelen son rapora göre telefona tam erişim sağlanamadığı ve yalnızca sınırlı bir inceleme yapılabildiği bildirildi.
Baba savcılıkla görüştü
Cep telefonunun şifresinin çözülememesi üzerine Van’a gelen baba Nizamettin Kabaiş, savcılık yetkilileriyle bir görüşme gerçekleştirdi. Kabaiş, telefonun açılmasının soruşturma açısından önemli bir gelişme olabileceğini belirterek, “Telefon açılsa bizim için bir umut olurdu. Ama bunun dışında yapılması gereken başka çalışmalar da var” dedi.
“DNA araştırması genişletilmeli”
Baba Kabaiş, olayın yaşandığı bölgede DNA incelemesinin daha kapsamlı yapılması gerektiğini belirtti. Mollakasım ve Bardakçı köyleri ile üniversite çevresindeki kişilerin DNA örneklerinin incelenmesini talep ettiğini söyleyen Kabaiş, bu konuda Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Diyarbakır’daki yetkililere dilekçe verdiğini ifade etti.
“Şimdiye kadar 195 kişinin DNA’sına bakıldı ama eşleşme çıkmadı. Bu şekilde araştırma sınırlı kalırsa bir sonuca ulaşamayız” diyen Kabaiş, olayın aydınlatılması için kapsamlı bir çalışma yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Uzman ekip görevlendirilmeli”
Olayın aydınlatılması için özel bir araştırma ekibinin kurulması gerektiğini vurgulayan Kabaiş, kızının öğretmen olma hayaliyle üniversiteye gittiğini belirterek, “Ben sürekli aynı soruyu soruyorum; Rojin’e ne oldu, Rojin’in başına ne geldi?” ifadelerini kullandı.
Kabaiş, olayın yaşandığı bölgede kapsamlı DNA incelemesi yapılmasının soruşturmanın ilerlemesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek: Tehdit iddialarına soruşturma
Öte yandan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş’in tehdit edildiğine ilişkin iddialarla ilgili de soruşturma başlatıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Rojin Kabaiş’in babası Sayın Nizamettin Kabaiş’in kamuoyuna yansıyan tehdit iddialarına ilişkin Van Cumhuriyet Başsavcılığınca derhal adli soruşturma başlatılmıştır” ifadelerini kullandı.
Gürlek açıklamasında, vatandaşların can güvenliğini tehdit eden hiçbir fiile müsamaha gösterilmeyeceğini belirterek, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle titizlikle inceleneceğini vurguladı. Soruşturma sürecinin hukukun çizdiği çerçevede bağımsız yargı makamlarınca hassasiyetle yürütüleceğini ifade eden Gürlek, kimsenin tehdit ve baskı altında kalmasına izin verilmeyeceğini belirtti.