Bugun...
SON DAKİKA

ÇEŞME’DE MHP MUHALEFETİ

 Tarih: 31-03-2026 13:09:00
ENGİN ÖNEN

Bir rejimi ya da yönetimi demokratik kılan unsur muhalefettir. İktidar her rejimde vardır ama muhalefet demokrasiye özgü bir kurumdur. Dolayısıyla muhalefetsiz bir yönetim şeklinin demokrasi ile alakası olamaz.

Uzun zamandır Çeşme yerel yönetiminde CHP iktidarda. Bunun nedenleri belli, aynen Urla, Seferihisar, Foça gibi ilçeler neden CHP’nin yönettiği ilçeler ise, Çeşme’de aynı gerekçeler ile CHP’li.

Ancak daha önceki dönemlerden farklı olarak, Çeşme Belediye Meclisinde oldukça az sayıda temsil edilmesine rağmen, MHP, ilginç bir muhalefet performansı gösteriyor. MHP grubu sayesinde, Çeşme Belediyesinin bazı satışları, arsa devirleri ve ihaleleri kamuoyu gündemine geliyor. 

Aksi halde bunlardan Çeşmelilerin haberdar olması mümkün değildi. Belediye Meclislerinde partiler grup kararı alır ve dolayısıyla, meclise gelen konular, tartışmaya ihtiyaç duyulmadan oylanır. İktidara mensup belediye meclis üyelerinin de bu koşullarda zaten kişisel görüşü de olamaz. Başkan ne derse, o. Bu yaygın bir uygulama olduğu için olsa gerek, Çeşme Belediye Başkanı, muhalefet meclis üyelerine hitaben, “size söz hakkı vermem bile ödül” deyiverdi. 

Tabi ki, bu Çeşme’ye özgü bir durum değil. Bütün belediyeler bu prensibe göre işler. Hangi partiden olursa olsun muhalefet önemlidir, ancak muhalefet yapmak kaydıyla. 

MHP, Çeşme’de bazen belediye meclis üyeleri ve bazen de ilçe başkanlığı aracılığıyla, Belediye yönetiminin karar ve uygulamalarını eleştiriyor. Belediyenin sürekli emlak işleri ile meşgul olduğu ve sürekli arsa sattığı yönünde görüşleri kamuoyu ile paylaşıyor. 

Ben de bu görüşteyim. Ama MHP’li muhalefetten farklı olarak, ben, Çeşme’de bakanlıkların da sürekli arazi satışını eleştiriyorum. İkisi de aynı uygulama çünkü. Belediyenin arsa satışları da bakanlıkların arsa satışları da kötü yönetimden ve savurganlıktan kaynaklanan borçları azaltmaya yönelik girişimler. Biri yanlış diğeri doğru olmaz. 

Yani Çeşme Belediyesinin sürekli arsa satışına karşı çıkıp, iktidarın sürekli otoyol ve köprü satışına sessiz kalmak tutarlı bir tavır değil. Ben yaparsam doğru, sen yaparsan yanlış gibi tuhaf bir sonuç çıkıyor bundan.

Son olarak Urla’da gerçekleştirilen, “Otoyol Satışına Tepki”toplantısına yönelik olarak, MHP İl Başkanın eleştirisine tanık olduk. Daha doğrusu, bu protestoyu demokratik bir hak olarak görüp, Kent konseylerini kutlayan Başkan, aynı kişilerin Çeşme’nin fosseptik sorununu hiç dile getirmediklerini ifade ediyor.

Yani otoyol satışına yönelik tepkileri pek de haklı bulmuyor. Eğer öyle olsaydı, otoyolun özelleştirilmesi doğru değil diyebilirdi. Demiyor, göstericileri tutarsız buluyor ama kendisi de aynı konuma düşüyor aslında.

Çeşme’nin fosseptik sorunu var, uzun yıllardır çözülemedi. Bırakın fosseptiği, denize deşarj bile yaygın bir uygulama. Ancak bu sorunun olması Çeşme otoyolunun satışına sessiz durmayı gerektirmiyor. Çeşme otoyolunun özelleştirilmesi, halkın önemli bir bölümünün bu yoldan yararlanamaması anlamına gelecektir. 

Ancak iktidarın derdi, halkın yararlanma oranı falan değil, borç faizlerini ödemeye çare aramak ne yazık ki. 

Sonuç olarak Çeşme Belediyesinin sıkça arsa satışı ile Bakanlıkların otoyol, köprü ve arsa satışlarının hepsi eleştiriyi hak ediyor. Çünkü bütün bu satışlar, kamu yararına yönelik sonuçlar doğurmuyor, tam tersine kamunun, halkın ve şehrin aleyhine sonuçlar doğuruyor.

Kutuplaşmış bir ortamda siyaset yapıldığı için, taraftar tribünleri oluşuyor ve herkes karşıdakinin yanlışına odaklanıyor. Onu duymak ve tekrarlamak istiyor. Bu koşullarda tutarlı bir eleştiri ve muhalefet yapmak kolay değil. 

Bunu ancak kimseye yaranma kaygısı taşımayan ve bir mahallenin içinde birey olma vasfını feda etmeye razı olmayan, somut olaylara göre hem nalına hem mıhına vurmayıgöze alabilen kişiler yapabilir. Bunların da çok nadir/istisna olduğu malum.   

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI