Bugun...
SON DAKİKA

Koltuk Savaşı

 Tarih: 28-05-2026 21:11:00  -   Güncelleme: 28-07-2026 17:33:00
BURAK GENÇ

Türkiye siyasetinde perdesi kapanmayan, bitmek bilmeyen o bayat koltuk savaşı sürüyor. Bu hırsın arkasında tesadüf veya şahsi zaaf aramak büyük bir yanılgı. Yaşananlar, "burjuva demokrasisi" denen o sahte masalın tıkır tıkır işleyen hali. İnsanlara sürekli bir "seçme özgürlüğü" masalı anlatılıyor. Arka planda ise ihaleleri, rantı ve devasa serveti kimin yöneteceğini belirleyen dev bir ticarethane dönüyor. Pastadan en büyük dilimi kapmak isteyenlerin birbirini ezmesi, bu kuralsız oyunun en sıradan kuralı. Konu halka hizmet etmek olsaydı, o makamlar böylesine vahşi savaşlara sahne olmazdı.

Ekranlarda bağırıp çağıranlara bakmayın. Kapalı kapılar ardında, kendi çıkarları söz konusu olduğunda çok iyi anlaşıyorlar. Ülkedeki reel manzaraya bakınca her şey netleşiyor. Kurultaylar ve kongreler memleket meselelerine çözüm aranan yerler olmaktan çıktı. Buralar artık makam sevdalılarının taht kavgasına sahne. Peş peşe ağır yenilgiler yaşanıyor. Hesabı her defasında yoksul halk ödüyor. Oysa o süslü koltuklara yapışanların keyfi yerinde. Yıllarca aynı makamı işgal edip koltuğu babasının tapulu malı sanan KK vakasında bunu çok net gördük. Vitrindeki isimlerin değişmesinin önemi yok. Kendi başarısızlıklarını devasa bir zafermiş gibi pazarlıyorlar. O makamlardan kalkmamak, bu siyaset tüccarlarının genlerine işlemiş durumda.

Taban iradesini hiçe sayan bu yapılar, delege borsalarıyla düzenlerini korumaya devam ediyor. Yükselen en ufak muhalif sesi anında boğuyorlar. Ayak oyunlarıyla alınan parti içi kararların, toplum vicdanında hiçbir karşılığı yok. Onlar mutlak butlanı halkın iradesini boğmak için kullanıyorlar. Bu uydurma zafer, yalnızca makam sahiplerinin bürokratik saltanatını tescilliyor. İnsanlara sundukları vizyon ise kocaman bir hiçten ibaret.

Bu tükenmiş düzen, halkın seçme ve seçilme iradesini gasp etmek üzerine kurulu. Bir yanda tepeden inme dayatmalarla kararlara el konuluyor. Diğer yanda vitrinlerine kendi onaylarından geçmiş, sermayeye boyun eğmiş, itiraz etmeyen figüranlar diziliyor. Yurttaşlar, önceden belirlenmiş adayları alkışlamaya mecbur bırakılıyor. Seçmen iradesi, koltuk sevdalılarının iki dudağı arasına hapsedilip nefessiz bırakılıyor.

Karşımızdaki yapı, siyasi sistemin çürük özü. Hükümsüz dayatmalara, bitmeyen koltuk ihtiraslarına ve irade gaspına karşı çare, sahnedeki maskeli oyuncuları yenileriyle değiştirmekte aranmıyor. Asıl mesele bu tiyatronun perdesini kökten indirmek. Hayatın içinde kendi tarihini yazanların, yani bu toplumu var edenlerin ve üretenlerin elinde şekilleniyor. 

 

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI