Bugun...
SON DAKİKA

Çeşme’de 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusu

facebook-paylas
 Tarih: 30-08-2025 16:11:38  -   Güncelleme: 30-08-2025 16:29:38

Çeşme’de 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusu

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıl dönümü, Çeşme’de düzenlenen resmi tören ve etkinliklerle coşkuyla kutlandı.

Resmi kutlama programı, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı’nın Kaymakamlık makamında kutlamaları kabulüyle başladı. Ardından Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk sunma törenine geçildi.

Törene; Kaymakam Mehmet Maraşlı, Garnizon Komutanı İstihkâm Albay Erol Dağdeviren, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Çeşme Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Şen, Çeşme Ağır Ceza Hâkimi Emre Erdemir, resmi kurum amirleri, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Çeşme Kaymakamlığı, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı çelenklerinin Atatürk Anıtı’na sunulmasının ardından, İstiklal Marşı eşliğinde bayrak göndere çekildi.

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan İstihkâm Yüzbaşı İnanç Atilla, 30 Ağustos Zaferi’nin Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük yolunda bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Atilla konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına temel teşkil eden, 30 Ağustos 1922’de kazandığımız Büyük Zafer’in 103’üncü yılını ulusça kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşıyoruz.

Asil Türk milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte, varlığına ve vatanına kastedenlere karşı, 103 yıl önce bugün, kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle yeniden dirilerek, topyekûn bir varoluş mücadelesi sonucunda tarihte eşine az rastlanır bir zafer kazanmıştır.

Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir.

1900’lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda Birinci Dünya Savaşı çıkmış, müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Mütarekesi imzalanmıştır.

Anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları, o dönemin büyük devletleri ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması da ulusumuza dayatılmıştır.

İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihî kinlerini kusarcasına; kadınlarımıza, yaşlılarımıza ve çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak ‘Ya İstiklâl, Ya Ölüm!’ parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır.

Bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi, son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır.

Artık dünyanın en kahraman, en savaşçı milletine düşen görev, düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutanlığı altında Türk kuvvetleri, düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başarmıştır. Avrupalıların 5–6 ayda geçilmez dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek, 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümü imha edilmiştir.

Bu büyük zafer ile düşmana son darbe vurulmuş, ardından icra edilen takip harekâtıyla da 9 Eylül’de düşman İzmir’de denize dökülmüştür.

Dünya tarihçileri Büyük Taarruz için şu ifadeyi kullanmıştır:

‘Türkler, Mohaç Meydan Muharebesi’nden yüzyıllar sonra yine parlak bir imha muharebesi kazandılar.’

Bu muharebelerde Türk ordusu, çok kısa bir sürede kendisinden üstün düşman kuvvetlerinin büyük bölümünü imha ve esir etmiştir. Askerî açıdan bir diğer önemli husus da günün şartlarında bir ordunun 10 günde 500 km’lik mesafeyi yaya olarak ve savaşarak kat etmesidir.

30 Ağustos’un gerçek anlamını ve önemini, Büyük Zafer’in ikinci yıl dönümünde Dumlupınar’ın Çal Tepesi’nde yapılan törende Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği söylevde görürüz:

‘Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk Devleti’nin, genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan şehit ruhları, devlet ve Cumhuriyetimizin ebedî muhafızlarıdır.’

‘Harpler, yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Meydan muharebesi; milletlerin bütün varlığı ile, ilim ve fen alanlarındaki yükselmeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle, kısaca bütün maddi ve manevi kudretleriyle çarpıştığı bir imtihan meydanıdır.’

Kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur; din, çocuk, yaşlı demeden milletçe topyekûn bir mücadele icra edilmesi ve ulusun, bu imtihan meydanından alnının akıyla çıkmayı başarmış olmasıdır. Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin, günümüze kadar yansımakta olduğu gözlenmektedir.

Bu sonuçların çok önemli siyasi ve askerî yansımaları olmuştur. Türk ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe, zaferle Türk istiklalinin elinden alınamayacağı; Türklerin değil, milletimizin topyekûn olarak savaştıkları bir kere daha ispatlanmıştır.

30 Ağustos Zaferi, Türk ordusuna “Silahlı Kuvvetler Günü” olarak armağan edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri; ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için tarihinden ve milletinden aldığı güçle; modern harp silah ve teçhizatıyla, güçlü ve dinamik personeliyle, ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komuta kademesiyle, dostlarının ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir.

Dünyanın sayılı askerî güçlerinden birisi olan Silahlı Kuvvetlerimiz, her zaman, her yerde ve her şartta verilecek görevleri ifaya hazırdır.

Millî egemenlik, millî şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ilkeleri, bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türk Silahlı Kuvvetlerimize rehber olmaya devam edecektir.

Bu kutsal ve tarihî gün vesilesiyle, ulusça başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, dava arkadaşları ve aziz şehitlerimiz ile ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, şükranlarımızı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

 


  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER GÜNDEM Haberleri
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI