Bugun...
SON DAKİKA

Çeşme'nin tozlu sayfalarında kaybolmuş ulu mabedi - Çeşme Evangelistria'sı

facebook-paylas
 Tarih: 15-10-2023 16:57:43  -   Güncelleme: 15-04-2024 17:34:43

Çeşme'nin tozlu sayfalarında kaybolmuş ulu mabedi - Çeşme Evangelistria'sı

 

Aslında bu yapı, İzmir'de hiç de bizlere yabancı bir görünüm vermiyor. Günümüz İzmir'inin en büyük simgesi Konak'taki Saat Kulesi ise, eski İzmir'in en büyük simgesi şüphesiz Aya Fotini Katedrali'nin göklere uzanan 33 metrelik çan kulesiydi. 1856'da Xenophon Latris tarafından inşa edilen Aya Fotini Katedrali'nin çan kulesi bütün İzmir'in en yüksek yapısı olup, çoğu kartpostalda, afişlerde ve baskılarda yerini almıştı.

 

Çeşme'nin Evangelistria'sı da bir nevi Çeşme'nin Aya Fotini'siydi. Benzer bir yüksekliğe sahip olan çan kulesiyle gerek denizden gerek karadan her yerden gözlerin ulaşabildiği Evangelistria'nın bir tepeye  inşa edilmesi de cabasıydı. 

 

Evangelistria'nın tam yapım tarihi net olarak bilinmese de, günümüz Çeşme Çarşısı'nda yer alan, içinde gerçekleşen sergilerle bildiğimiz Ayo Haralambos Kilisesi'nin inşaa tarihi olan 1835'ten sonra yapıldığı bilinmektedir. 

 

Rum kaynaklarına göre Evangelistria'nın içerisindeki sunak Ioannis Halepas'ın atölyesinde 1870'li yıllarda yapılmış. Ioannis Halepas ise bugün Alaçatı'daki Pazaryeri Camii'si olarak bilinen Meryem Ana Kilisesi'ni inşa eden kişinin ta kendisiydi. Aynı şekilde kendisi Ayo Haralambos'un da sunaklarını inşa etmişti. 

 

Çan Kulesi, tıpkı Xenophon Latris gibi İzmirli mimar Stratis Kalonaris tarafından inşa edilmişti. Oğlu Manolis ise Urla, Çiftlikköy gibi çeşitli yerlerde birçok kilise inşa etmişti. 

 

Gelelim Çeşme'yi son 150 yıl içinde en çok etkileyen hadiseye. Bu şüphesiz ki Atatürk'ün doğduğu yıl gerçekleşen Sakız Adası'ndaki depremdi. Bu depremle beraber Çeşme ve Alaçatı'nın nüfusu 2 katından fazla artacak ve bu bölge adalardan akın akın gelen Rumlar'ı ağırlayacaktı. 

 

Depremde Çeşme ve özellikle Alaçatı, Çiftlikköy ve Reisdere'deki çoğu bina dökülürken, Evangelistria Kilisesi'nde ve çan kulesinde en ufak bir hasar görülmemiş. Bu Çeşme'de yaşayan azınlık Türkler'i bile etkilemiş. 

 

Eylül 1922'den sonra kilise ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Çeşme'nin Rumları 16 Eylül 1922'de Çeşme'yi terk etmeden önce kilisenin haçını söküp yanlarında götürdükleri biliniyor. Bu haç bugün Sakız Adası'nın Kalesindeki Aya Yorgi Kilisesi'nde halen var olmaktadır. 

 

Bu kiliseye dair bir takım parçalar "isimsiz" bir şekilde Çeşme Kalesi'nin müzesinde sergilenmektedir.

 

Bu kilisenin bugün nerede kaldığına gelecek isek, Çeşme'deki Açıkhava Tiyatrosu'nun bulunduğu tepede kaldığı açık. Ailesi Çeşme'de 1922'den önce bakkallık yapan bir Yunan tanıdığım, 36 yıl önce Çeşme'ye gelip bu kilisenin bulunduğu tepeyi tespit etmiş ve kalıntılarını fotoğraflamış. 2000'li yıllarda tekrar geldiğinde ise bu kalıntıları yerinde bulamadığını söyledi. 

 

Bugün nüfusuyla köyden çok "büyük bir kasaba" haline gelmiş ve hatta bir şehir olma yolunda ısrarla devam eden Çeşme'de eminim ki bu yapıyı bilen kişinin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. İzmir gibi Osmanlı'nın en kalabalık ikinci şehri olma ünvanına sahip bir şehre ait tarihi kayıtlarda ve bu işin üzerine düşülen ilgide bile ciddi bir eksiklik olduğunu varsayarsak, Çeşme'nin ve diğer binlerce yıllık tarihe sahip yarımada kasabalarının halini düşünmek bile istemiyorum. Ege'nin serin sularının kıyısına vurduğu Çeşme'de kim bilir neler ve kimler yatmakta daha..

 

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

 

Kaynakça: 

-κείμενο του Βασίλη Λάμπογλου, βασισμένο στον Σταμάτη Χατζήμπεη από τα Μικρασιατικά Χρονικά (1965) 

-İzmir İl Yıllığı, 1949

 

Fotoğraf:

Varvasi Deniz Feneri Emanetler Arşivi

Kaynak ve Yazar: Bulut Kurtel 

 

 


  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER GÜNDEM Haberleri
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI