|
Tweet |
Çevreci Av. Şehrazat Mercan ve Çeşme Yarımada Çevre Derneği Başkanı Ahmet Güler, ‘Çeşme Projesi’ İçin “Hukuka aykırı adımlar olursa yine mahkemeye gideriz.” dedi.
Avukat Şehrazat Mercan, iptal edilen Çeşme Projesi’nin yeniden gündeme getirilmesine tepki gösterdi;“Mahkeme kararlarını yok sayan her girişimin karşısında yine hukuki mücadelemizi veririz.”
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın, mahkeme kararlarıyla iptal edilen Çeşme Turizm Projesi’ni yeniden gündeme taşıması, bölge halkı ve çevrecilerin sert tepkisine yol açtı.
Avukat Şehrazat Mercan, “Çeşme Projesi olarak adlandırılan işlemler hakkında dört ayrı iptal kararı bulunuyor. Bu kararlar; kamulaştırma iptali, alan belirleme kararı iptali, SİT alanı değişikliği iptali ve Ziraat Mühendisleri Odası’nın açtığı dava sonucunda verilen iptal kararıdır. Her biri teknik ve bilimsel raporlarla desteklenmiş, kesinleşmiş kararlardır. Eğer bu kararların arkasından dolanılarak yeni adımlar atılırsa yine mahkeme yollarına çıkarız” dedi.

“Beton rezidanslar yükseldikçe doğanın sesi azalıyor”
Çeşme Yarımada Çevre Derneği Başkanı Ahmet Güler, özellikle Ayayorgi Koyu ve Alaçatı çevresinde yürütülen projelerin doğayı geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip ettiğini belirtti. “Beton rezidanslar yükseldikçe doğanın sesi azalıyor” diyen Güler, projelerin doğal yaşamı tehdit ettiğine dikkat çekti.
“Bakanlık projeden vazgeçmişti”
Ahmet Güler, “Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, üç ay önce yaptığı açıklamada mahkemeyi kaybettiklerini ve projeden vazgeçtiklerini duyurmuştu. Bu açıklama umut vermişti. Ancak Mahmut Atilla Kaya’nın çıkışı ile proje yeniden gündeme geldi. Bu durum doğaseverler için tam bir şok” dedi.
“Planlanmış bir turizm stratejisi yok”
Güler, “İzmir Büyükşehir Belediyesi 2014’te üç üniversiteye bölgesel kalkınma, tarım ve turizm planı hazırlatmıştı. Ancak Bakanlık, Çeşme Projesi için böyle bir plan sunmadı. Mahkeme de bu gerekçeyle iptal etti. Turizme katkı sunacak elle tutulur bir proje yok. Mevcut otellerin yüzde 30’u rezidansa çevrildi, doluluk oranı yüzde 50’nin altında. Gerçekçi bir turizm çalışması olmadan yeni projeler inandırıcı değil” diye konuştu.
“Türkiye’nin en pahalı arazisi rantla tehdit altında”
“Çeşme’de sadece Ayayorgi’de 400 dönümlük alan imara açıldı ve metrekaresi 6 bin eurodan satıldı” diyen Güler, “Buradan beklenen toplam rant geliri 25 milyar doları buluyor. Bu rakam beton lobisi için büyük bir çekim gücü oluşturuyor. Eğer bu gerçekten bir turizm projesi olsaydı, ilk destekleyen biz olurduk” ifadelerini kullandı.
“Ayayorgi’de inşaat başlamak üzere”
Ayayorgi’de ihale sürecinin tamamlandığını ve inşaatların bu yaz başlayacağını vurgulayan Ahmet Güler, “Bu yaz Ayayorgi’ye gelenleri inşaatlar karşılayacak. Alaçatı sulak alanı çevresinde yükselen 10-12 katlı rezidanslar ve Alaçatı Port Projesi de doğal yaşamı tehdit ediyor. Kuş türleri bölgeden kaçıyor ama buna dur diyen yok” dedi.
(Kaynak EgeSaati)
“Çeşme Projesi için yine mahkeme yollarına çıkarız”
Çevreci Av. Şehrazat Mercan ve Çeşme Yarımada Çevre Derneği Başkanı Ahmet Güler, ‘Çeşme Projesi’ İçin “Hukuka aykırı adımlar olursa yine mahkemeye gideriz.”
Avukat Şehrazat Mercan, iptal edilen Çeşme Projesi’nin yeniden gündeme getirilmesine tepki gösterdi;“Mahkeme kararlarını yok sayan her girişimin karşısında yine hukuki mücadelemizi veririz.”
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın, mahkeme kararlarıyla iptal edilen Çeşme Turizm Projesi’ni yeniden gündeme taşıması, bölge halkı ve çevrecilerin sert tepkisine yol açtı.
Avukat Şehrazat Mercan, “Çeşme Projesi olarak adlandırılan işlemler hakkında dört ayrı iptal kararı bulunuyor. Bu kararlar; kamulaştırma iptali, alan belirleme kararı iptali, SİT alanı değişikliği iptali ve Ziraat Mühendisleri Odası’nın açtığı dava sonucunda verilen iptal kararıdır. Her biri teknik ve bilimsel raporlarla desteklenmiş, kesinleşmiş kararlardır. Eğer bu kararların arkasından dolanılarak yeni adımlar atılırsa yine mahkeme yollarına çıkarız” dedi.
“Beton rezidanslar yükseldikçe doğanın sesi azalıyor”
Çeşme Yarımada Çevre Derneği Başkanı Ahmet Güler, özellikle Ayayorgi Koyu ve Alaçatı çevresinde yürütülen projelerin doğayı geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip ettiğini belirtti. “Beton rezidanslar yükseldikçe doğanın sesi azalıyor” diyen Güler, projelerin doğal yaşamı tehdit ettiğine dikkat çekti.
“Bakanlık projeden vazgeçmişti”
Ahmet Güler, “Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, üç ay önce yaptığı açıklamada mahkemeyi kaybettiklerini ve projeden vazgeçtiklerini duyurmuştu. Bu açıklama umut vermişti. Ancak Mahmut Atilla Kaya’nın çıkışı ile proje yeniden gündeme geldi. Bu durum doğaseverler için tam bir şok” dedi.
“Planlanmış bir turizm stratejisi yok”
Güler, “İzmir Büyükşehir Belediyesi 2014’te üç üniversiteye bölgesel kalkınma, tarım ve turizm planı hazırlatmıştı. Ancak Bakanlık, Çeşme Projesi için böyle bir plan sunmadı. Mahkeme de bu gerekçeyle iptal etti. Turizme katkı sunacak elle tutulur bir proje yok. Mevcut otellerin yüzde 30’u rezidansa çevrildi, doluluk oranı yüzde 50’nin altında. Gerçekçi bir turizm çalışması olmadan yeni projeler inandırıcı değil” diye konuştu.
“Türkiye’nin en pahalı arazisi rantla tehdit altında”
“Çeşme’de sadece Ayayorgi’de 400 dönümlük alan imara açıldı ve metrekaresi 6 bin eurodan satıldı” diyen Güler, “Buradan beklenen toplam rant geliri 25 milyar doları buluyor. Bu rakam beton lobisi için büyük bir çekim gücü oluşturuyor. Eğer bu gerçekten bir turizm projesi olsaydı, ilk destekleyen biz olurduk” ifadelerini kullandı.
“Ayayorgi’de inşaat başlamak üzere”
Ayayorgi’de ihale sürecinin tamamlandığını ve inşaatların bu yaz başlayacağını vurgulayan Ahmet Güler, “Bu yaz Ayayorgi’ye gelenleri inşaatlar karşılayacak. Alaçatı sulak alanı çevresinde yükselen 10-12 katlı rezidanslar ve Alaçatı Port Projesi de doğal yaşamı tehdit ediyor. Kuş türleri bölgeden kaçıyor ama buna dur diyen yok” dedi.
(Kaynak EgeSaati)