Bugun...
SON DAKİKA

Çeşme Yarımada Çevre Derneği Başkanı Güler; “Şartlı destek değil, şartlı taviz”

facebook-paylas
 Tarih: 06-10-2025 12:53:01

Çeşme Yarımada Çevre Derneği Başkanı Güler; “Şartlı destek değil, şartlı taviz”

Danıştay tarafından kamu yararı taşımadığı gerekçesiyle iptal edilen Çeşme Turizm Projesi, yeniden tartışma konusu oldu. CHP’li Çeşme Başkan Vekili Onur Saatli’nin “Şeffaf olursa destekleriz” açıklamasına, Çeşme Yarımada Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler tepki gösterdi. Güler, projenin yeniden gündeme getirilmesini eleştirerek şunları söyledi:

“Çeşme halkı bu açıklamayı ‘şartlı destek’ değil, ‘şartlı taviz’ olarak algıladı ve büyük bir infialle karşıladı. Çünkü mesele sadece şeffaflık değil; mesele doğanın, halkın ve geleceğin korunmasıdır. Projenin farklı isimler altında yeniden sunulması, turizm bahanesiyle talanı devam ettirmek anlamına gelir.”

Proje Mahkeme kararları ile durdurulmuştur

Güler, açtıkları davalar sonucunda projenin Danıştay İdari Dava Daireleri ve İzmir 2. İdare Mahkemesi tarafından durdurulduğunu vurguladı:

“Bu kararlar yalnızca bir planın iptali değildir. Çeşme’nin zeytinliklerini, ormanlarını, sulak alanlarını, kıyılarını ve ekolojik dengesini koruyan birer hukuk zaferidir. CHP’nin kuruluşundan bu yana savunduğu hukuk, doğa ve kamu yararı ilkesinin bir yansımasıdır.”

“CHP Çeşme Belediyesi Başkan Vekili Onur Saatli’nin açıklaması halkın yıllardır süren mücadelesine gölge düşürmüştür.”

Güler, CHP Çeşme Belediyesi Grup Başkan Vekili Onur Saatli’nin açıklamasına dikkat çekerek şunları kaydetti:

“2024 yerel seçimlerinde Belediye Başkanı Lal Denizli, ‘Çeşme Projesi’ne karşıyız, betonlaşmaya izin vermeyeceğiz’ diyerek partinin doğru çizgisini göstermişti. Ancak Onur Saatli’nin ‘Projeyi şeffaf yaparlarsa destekleriz’ sözleri, yalnızca parti politikalarına değil, halkın yıllardır süren mücadelesine gölge düşürmüştür. Çeşme halkı bu açıklamayı ‘şartlı destek’ değil, ‘şartlı taviz’ olarak algılamış, büyük bir infialle karşılamıştır. Çünkü mesele yalnızca şeffaflık değildir! Mesele doğanın, halkın ve geleceğin korunmasıdır.”

“Yargıya rağmen yapılmak istenen her şey, ‘rant’ diye tanımlanır”

Güler, projenin adını veya planını değiştirmekle sorunun çözülemeyeceğini belirterek:

“Yatak sayısını azaltmak veya farklı bir isimle sunmak, Çeşme halkına ve doğaya rağmen yapılmak istenen her şeyi meşrulaştıramaz. Bu proje, turizm değil, rant için tasarlanmıştır. Çeşme halkının ve doğanın iradesine karşı yapılan her girişim, hukuken ve vicdanen kabul edilemez.”

Mahkemenin “Bu proje kamu yararına değildir, ekolojik dengeyi geri dönülmez biçimde tahrip edecektir” diyerek, halkın iradesini ve bilimin sesini esas aldığını belirten Güler, şunları ekledi:

“Dolayısıyla, ‘proje revize edilirse yeniden yapılabilir’ gibi ifadeler hukuken de vicdanen de kabul edilemezdir. Revize edilse bile bu proje Danıştay kararına aykırıdır.”

Güler, projenin bölgenin ekolojik dengesini bozacağını vurguladı:

“Proje, Çeşme Yarımadası’nı halka kapatacak; zeytinlikleri, ormanları, sulak alanları ve kıyıları yok edecek. Turizm bahanesiyle yapılan bu uygulama, yerel ekonomiye katkı sağlamayacak; sadece sermayeye kazanç sağlayacak. AK Parti iktidarı, bugüne kadar Türkiye’nin hiçbir bölgesinde doğa lehine bir iş yapmadı. Ormanları yakan, dereleri kurutan, sahilleri betonlaştıran bir anlayıştan Çeşme’ye fayda gelmez. Bu proje, turizm değil, yeni bir sömürü düzenidir.”

Çeşme’nin geleceği halkın iradesine bırakılmalı

Güler, sözlerini şöyle tamamladı:

“Eğer gerçekten Çeşme için bir şey yapılacaksa, bu ancak hükümet değişikliği, halkın söz hakkı, yerel yönetimlerin iradesi ve ekolojik bilim rehberliğiyle mümkün olabilir. O zaman belki gerçek turizm ve yaşanabilir bir gelecek konuşabiliriz.”

“Turizm değil, talanın yeniden ısıtılmasıdır”

“Ormanları yakan, dereleri kurutan, sahilleri betonlaştıran, tarım topraklarını ranta teslim eden bir anlayıştan Çeşme’ye hayır gelmez. ‘Turizm Projesi’ adı altında hazine arazilerinin belli gruplara tahsis edilmesi, halkın denizle buluştuğu alanların kapatılması, yerel ekonomiye değil, sermayeye kazanç sağlayacak dev yapılarla kıyıların işgal edilmesi, turizm değil, yeni bir sömürü düzenidir. Bizler, Çeşme Yarımada Çevre Derneği ve Çeşme halkı olarak bir kez daha açıkça ilan ediyoruz: Bu proje, hangi adla, hangi kılıfla, hangi ‘şeffaflık’ süsüyle önümüze getirilirse getirilsin, biz doğamızı, toprağımızı ve denizimizi kimseye teslim etmeyeceğiz. Bugün ‘proje’ diye sunulan şey, yarın çocuklarımızın kaybolan geleceği olacaktır. Çeşme’nin kaderi bir avuç sermayedarın, rant çevresinin ya da Ankara’daki odalarda çizilen haritaların insafına bırakılmamalıdır. Eğer gerçekten Çeşme için bir şey yapılacaksa, bu proje ancak hükümet değişikliğinden sonra, halkın söz hakkı, yerel yönetimlerin iradesi ve ekolojik bilimin rehberliğiyle yapılabilir. O zaman belki ‘turizm’ değil, ‘yaşanabilir bir gelecek’ konuşabiliriz.”


  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER GÜNDEM Haberleri
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI