Bugun...
SON DAKİKA

ÇEŞME’Yİ SATMA ISRARI

 Tarih: 13-06-2026 19:34:00
ENGİN ÖNEN

Son yıllarda Saray’ın İzmir’e yönelik en önemli ilgisi, Çeşme’nin hazine arazileri olmuştur. Mahkemenin kesinleşmiş kararına rağmen, proje değişikliği hilesi ile tekrar gündeme getirilen Çeşme Projesi, iktidarın bu konuda ne kadar ısrarcı olduğunu göstermektedir. 

Şehircilik ilkeleri, doğanın beton ve nüfus taşıma kapasitesi hiç umurlarında değil. İlla ki, inşaat olmayan her yeri arsaya dönüştürüp satacaklar. Çünkü bu iktidarın ekonomi politikasında üretim değil, inşaat ve arsa satışı önceliğe sahip.

Önceki dönem CHP’li belediyeler ile işbirliği halinde belli bir aşamaya getirdikleri bu emlak projesi, mahkemeden dönmüştü. Bunu görünce CHP Genel Merkezi ve belediyeleri de yanlış yoldan dönmüştü.

Bugün de CHP’li belediyelerin bu konuda net bir tavrı yok. Önümüze gelsin bakarız havasındalar. Bu çok ciddi bir risk. Buna şimdi bir de, “hangi CHP” sorusu da eklendi. Yani Saray, Kılıçdaroğlu CHP’sini mi muhatap alacak yoksa Özel CHP’sini mi?

Ana muhalefetteki bu kaotik durum da, şehircilik konusunda zaten bocalayan CHP’nin durumunu daha belirsiz hale getirmektedir. 

Bugün Ildırı’da Mübadil Buluşması etkinliği vardı. Yaşlıların anılarının dile getirildiği söyleşide, hem Ildırılılar hem de konuklar, turizm sorununa değindiler. Ildırı’ya neden turist gelmiyor gibi sorular gündeme geldi.

Gerçekten hiç düşündünüz mü, Kültür ve Turizm Bakanlığı, son 15-20 yılda Çeşme’de ne yaptı? Kültür adına veya turizm adına. Turizm için can atıyorlar ya.

Tabi ki Çeşme Projesi her ne kadar turizm ideolojisi ile perdelenmeye çalışılsa da, temelinde arazi satışı olan bir proje. 

Anadolu’nun çok sayıda şehrini gezme fırsatımız oldu.  Kültür ve Turizm Bakanlığının hissedildiği çok sayıda şehirden söz edebilirim. Konya, Antep, Afyon ve Urfa gibi bazı şehirlerde yeni müzeler ve kültür merkezleri dikkat çekiciydi. Olumlu anlamda söylüyorum bunları.

Ama aynı Bakanlık neden 12 İyon kentinden biri olan Çeşme’de hiçbir kültür yatırımı yapmaz? Atatürk veya Cumhuriyet Köyü yapılacaktı, haklarını yemeyelim. Ama ne zaman Çeşme’nin bina olmayan alanlarının arsalaştırıp, satınca. 

Proje alanı olarak düşünülen geniş araziler içinde özel mülkler de var. Bunların ne kadarı kimler tarafından alındı acaba? Zaten Bakanlık ile Belediye işbirliği ile önceden arazi olarak alınan pek çok yer, zaman zaman yeni imar planları marifetiyle arsaya dönüştürülmektedir. Ilıca, Reisdere ve Çiftlik bölgesinde bu örnekler görülmektedir. 

Kıyı işgalleri, turizm ruhsatlı rezidanslar yoluyla zaten Çeşme korumasız bir şehir özelliği kazanmıştı. Şimdi ısrarla, toptan satış yoluyla yeni planlama ile büyük rant planları gündemde. Geçen yıllarda bu proje için mahkemenin kararına esas olan, bilirkişi raporu ne diyordu? Hiçbir kamusal yararı yoktur ve telafisi imkansız zararlara yol açabilecektir.

Şimdi tekrar Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde, İzmir AKP’li vekiller ve bölgeye ilişkin rant beklentisi içinde olan iş çevreleri desteği ile yola çıkmış bulunuyor. 

Sarayın ve beton sermayesinin rüyalarına giren besili bir piliç haline geldi Çeşme. Sonuçları ne olursa olsun, buradan pay koparmak isteyenler koro halinde destek sağlıyorlar.

Sivil toplum, meslek odaları ve Baro yine tepkili. Bölgede yerel iktidarı elinde bulunduran CHP’li belediyeler, bu defa ne yapacaklar? Bakalım direnmeyi mi deneyecekler, yoksa işbirliği içinde mi olacaklar? Cemil Tuğay’ın AKP’lilere hitaben, “Çeşme Projesini biz olmadan nasıl yapacaksınız” sözünün anlamı zamanla ortaya çıkacak.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI