Bugun...
SON DAKİKA

KENT SUÇLARI CENNETİ ÇEŞME

 Tarih: 25-06-2026 19:41:00
ENGİN ÖNEN

Son 10-15 yıldır Çeşme’de kent suçları, istisna olmaktan çıkıp, yaygın uygulamaya döndü. Daha önceleri Alaçatı’da Belediye Başkanları Remzi Özen ve Muhittin Dalgıç, bu nedenle hapse girmiş ve hatta Özen, bu nedenle ceza alıp başkanlığı kaybetmişti. 

Şimdi belediyelerin hukuksuz uygulamalarına karşı bakanlık da savcılık da seçici davranıyor. Çünkü büyük imar yolsuzlukları ve kentsel alan tahribatları Bakanlık ve Belediye işbirliğinde yapılıyor. Bu türden ruhsatlarda iki kurumun da mührü yer alıyor. Ta ki, çevreciler veya başka bir kimse dava açıncaya kadar suç ortaklığı böyle ilerliyor. 

Kıyı kenar çizgisine yönelik yasalar çoktandır ve kolaylıkla çiğneniyor Çeşme’de. Turizm ruhsatı ile deniz kıyısında yükselen inşaatlar, bitmeden önce, satış aşamasında rezidansadönüşüveriyor. Paşa Limanında ve Dalyan’da örneklerini gördük. Hatta arsasını Belediyenin sattığı Ilıca’daki inşaatta da.

Zaman zaman Çeşme Çevre Derneği ve Çeşme Kent Konseyi bu usulsüzlükleri kamuoyu ile paylaşıyor ve bazen dava da açıyor ama birçoğundan sonuç alınamıyor. Çünkü ülkedeki toplu kurumsal çöküş nedeniyle ne belediye ne de Çevre Şehircilik Bakanlığı ya da savcılık harekete geçiyor. 

Bu örneklerden o kadar çok gördük ki, şimdi de Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler’in basına da yansıyan suç duyurusuna göre, Çakabey Mahallesinde ÇED raporu için, otel olarak başvuru yapılan inşaatın, özel mülk olarak ilerlediği anlaşılıyor. 

Objektif Çeşme’nin haberinden öğrendiğimize göre, 20 odalık bir butik otel için alınan “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşılık, şirket, projede büyük bir kapasite artışına giderek oda sayısını 760’a çıkarmış. Yani 38 kat büyümüş.

Otel konseptli rezidans inşaatları, bu cesareti nereden buluyor dersiniz? Basında yer aldığına göre ve Kent Konseyi duyurduğuna göre, Belediye, Kaymakamlık ve Savcılık harekete geçmek zorunda değil mi? Normal kurumsal işleyişe göre evet. Ama zaten normal kurumsal işleyiş olsa bu şirketler bu türden kent suçlarına bu kadar kolay meyil edebilirler mi?

Yerel seçimlerde Veli Ağbaba’nın Malatya’daki kampanyasına 2,5 yıl önce gönderilen 500 bin TL’nin peşine düşen savcılık, Çeşme’de milyarlık rant devşirmelere sessiz kalıyor maalesef. Tabi ki Veli Ağbaba’nın ve diğer siyasilerin şüpheli her hareketi incelensin, ama telafisi imkansız zararlara yol açacak bu türden kent suçları da engellenmeli. 

Çeşme’deki kent suçları furyasında, Bakanlık ile Belediye arasında bir uyumsuzluk değil, bir ittifak olduğu anlaşılıyor. Yoksa bu kadar aleni yolsuzluklar, bu kadar sık ve yoğun bir şekilde yaşanır mıydı? 

Turizm imarlı alanlardaki bu yerler, inşaat aşamasında özel konut ruhsatı alırken, iktidar müteahhitleri ve siyasetçileri de turizm alanı olmayan yerleri turizme açmaktan söz ediyorlar. Ne yaman çelişki değil mi? Turizmi yücelterek turizm imarlı yerleri çoğaltmaktan söz ediyoruz ama buralara turistik tesis değil de, daha kısa sürede daha çok kar getirecek rezidanslaradönüştürüveriyoruz. 

Böylece Çeşme Projesinin arka planı da net olarak anlaşılıyor. 

Bu konuda geçmiş tecrübeyi de hatırlayalım, Bakanlık ile CHP’li Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi çok uyumlu bir ortaklık yürütmüştü, ta ki mahkeme kararına kadar. Şu anda tekrar ısıtılmaya çalışılan bu toptan satış projesini beklemeden hareket eden şirketler, daha küçük ölçekte Çeşme Projesinin ne anlama geldiğini ortaya koymaktadır. 

Biliyorsunuz Yeni Çeşme Projesinde, inşaat alanı yüzde 2 düzeyinde sunulmaktadır. Çakabey Mahallesindeki ruhsat ve inşaat hacmi örneğine baktığımızda, bu yüzde 2’nin ne anlama geldiğini kolaylıkla tahmin edebilirsiniz. 

Düşünsenize 20 odalık bir butik otel için izin ve ruhsat alıyorsunuz, ama keyfinize göre, bunu 38 kat artırabiliyorsunuz. Ne ala memleket. 

  

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI