Bugun...
SON DAKİKA

SATILIK MEMLEKET, ÇEŞME

 Tarih: 15-08-2026 17:28:00  -   Güncelleme: 16-08-2026 18:24:00
ENGİN ÖNEN

Çeşme Belediyesinin ne kadar borcu ve personeli var bilmiyoruz. Ama yaygın söylenti, muazzam personel artışı olduğu ve maaşları ödeme güçlüğü çektiği yönünde. Sıkça başvurulan arsa  satışları da buna bağlanmaktadır. 

Çeşme AKP ve MHP İlçe Başkanları zaman zaman hem kamuoyunu bilgilendirmek için hem de Belediye Yönetimini eleştirmek için bu arsa satışlarını gündeme getirmektedir. Çeşme’de muhalefet eden bu siyasetçiler, belediyenin arsa satışlarını eleştirirken, şunu da sıklıkla vurgularlar: “Çeşme satılık değildir.”

Aynı kişiler, Bakanlık burada TOKİ marifetiyle arazi satarken hiç ses çıkarmazlar. Ve Anadolu’nun bilmem neresinden bir müteahitin buradaki arsalar ile yaptığı ballı takaslara hiç değinmezler.

Oysaki Çeşme’nin satışı konusunda iktidar ile muhalefet, yani Cumhur İttifakı ile CHP/Yeni Parti gayet uyumlu çalışırlar. Yani Çeşme İttifakı yaparlar. 

Mahkemenin kesinleşmiş kararına rağmen, yine bir süredir Bakanlıklar ile İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi Çeşme Projesi konusunda kapalı kapılar ardında görüşmeleri sürdürüyorlar. Bazılarının beklediği gibi bu iki belediyeye yönelik ya rozet ya kodes ilkesi ertelenmiş durumda. Ya da koz olarak çekmecede tutuluyor. 

Cemil Tugay’ın bağımsız kalarak, Sarayın operasyonları karşısında kısmen dokunulmazlık elde ettiği malum. Ama onu esas dokunulmaz kılacak olan şey, Çeşme Projesinde işbirliği potansiyeli. Rozetli mi olur bu rozetsiz mi, onu zaman gösterecek.

Çeşme Belediye Başkanı geçen gün, projeye muhalif olduğu varsayılan sınırlı bir grubu toplayıp, basına kapalı bir ikna toplantısı yapmış. Burada Projede gelinen aşamayı anlatıp, beton miktarını azalttırdıklarından söz etmiş. Kılıçdaroğlu da Tunç Soyer’in telkini ile, beton az olursa destekleriz demiş, mahkeme kararından sonra çevreci oluvermişlerdi.   

Çeşme’deki toplantıda katılımcı olan bir arkadaş, sunumda çok ciddi çelişkiler olduğunu, rakamların birbirini tutmadığını sosyal medya hesabında açıkladı. 23 bin yatak, 30 bin personel vs. 

Bu rakamlar bile çok yüksek ama bu bir hile. Önce hukuki engeli kaldırıp, sonra proje revizyonu ile istediklerini yapacaklar. 

Çeşme turizminin sorunu yatak kapasitesi mi sizce? Kültür ve Turizm Bakanlığı 24 yıldır bu şehirde ne yapmış ki kültür ve turizm adına? Ildırı’da ne yapmış, Müze’de ne yapmış, Bağlar Arasında ne yapmış? 

Burada açık niyet, bölgenin korunması gereken arazilerini arsaya dönüştürüp satmak. 

Su sorunu varmış, yüzlerce orkinos cesedi karaya vuruyormuş, tarihi ve kültürel değerleri tahrip edilmiş kimin umurunda? Çeşmeli yöneticiler de Çeşme halkı da bu konularda oldukça duyarsız davranmaktadır. 

Binlerce yolcu taşıyan büyük gemiler Çeşme Limanına yanaşıyor. Peki, yolcuları nereye gidiyor? Efes’e. Çeşme’de bunların göreceği bir şey yok mu? Olmaz mı?

Yıllar önce Güral Persolen’in Germiyan Res projesine itiraz ettik ve mahkeme bizi haklı buldu. Daha sonra yeni proje diye tribün sayısını dörtten ikiye indirip tekrar başvurdular. Belediyenin de desteği ile iki dev tribünü SİT alanına diktiler. Ardından proje revizyonu ile diğer tribünleri de dikmeye başladılar. Hem de Tunç Çağından kalma, arkeolojik kalıntıları da yok ederek.

AKP ve MHP İlçe Başkanları bu konuda, “Çeşme satılık değildir” diyemezler tabi. Ama ne yazık ki CHP ve Yeni Parti de demez. Saray iktidarı ve beton sermayesi için, Çeşme’nin ne kültürel değeri vardır ne de turizm değeri ne de ekolojik duyarlılığı. Onlar için önemli olan geniş hazine arazilerini arsaya dönüştürmektir. 

Çeşme’nin beton ve insan kapasitesi kimin umurunda? “Çeşme, Çeşmelilerin hak etmediği kadar değerli bir memleket.”

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI