|
Tweet |
Dört dönemdir Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığını yürüten Özlem Çerçioğlu için Aydınlı hayvanseverler hiç iyi konuşmuyor. Şimdi de bir süredir Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın sokak canları için yaptığı uygulamalar sosyal medyanın birinci gündemi hâline geldi.
Bu iki belediye başkanı da 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nu tam uygulamadı (Yakala, Kısırlaştır, Yerinde Yaşat). Bu uygulamanın temel hedefi kısırlaştırmaydı. Buna önem vermediler ama iki yıl önce çıkan 7527 sayılı yasayı (Topla, Kısırlaştır, Barınakta Yaşat), hiçbir barınak iyileştirmesi yapmadan uyguluyorlar.
İki belediyenin de barınak şartları çok kötü. Uygun sağlık koşulları yok, padok ve alandaki kapasite artırılmadı. Karantinaları yok; yani sağlıklı bir ortam bulunmuyor. Barınak hastalıkları, aşısız tüm canlar için çok riskli, özellikle yavrular için. 2028 yılına kadar bu barınakların tamamlanması ve sağlıklı koşulların oluşturulması için zamanları varken, bu kötü şartlardaki barınaklara kapasitelerinin çok üzerinde toplama yapmaya hızla devam ediyorlar.
12 Temmuz sabahı saat 06.00 civarında Didim’de iki evin bahçesine girerek iki köpeği çaldılar ve bu olay sosyal medyaya yansıdı. Bu ve benzeri birçok haberden sonra Yaşam Hakkı Savunucusu İbrahim Kaya bölgede araştırmalar yapınca olayların daha vahim olduğu ortaya çıktı.
Taşeron firmayla da çalışan Didim Belediyesi, topladığı bu canların çok küçük bir kısmını Aydın Büyükşehir Barınağı’na naklettiğini söylese de çok sayıda köpek bulunamıyordu. İbrahim Kaya, bölgede yaptığı araştırmalarda belediyenin toplu mezar alanını buldu. Bu alandaki toprak yapısı itibarıyla yeni açılmış, kimisi kapatılmış onlarca mezar tespit etti.
Tam anlamıyla gömülmemiş bir toplu mezarda bir canın yarı gömülü hâlini kayda alıp çipini okuttu. Bu canın çip numarasıyla barınak kayıtlarını karşılaştırdığında, ölü canın Didim Barınağı’nda kayıtlı olduğunu ve orada sanki ölmemiş gibi “yaşıyor” kaydının bulunduğunu tespit etti. Tüm bunları savcılığa bildirdi.
Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’a soruyoruz:
Topladığınız yüzlerce köpek nerede? Barınak kapasitenizin yeterli olmadığı ve barınak şartlarınızın sağlıksız olduğu bu kadar açıkken, niye hiçbir iyileştirme yapmadan toplamalara bu kadar hız veriyorsunuz? Bunca olay yaşanmışken, dün ağlata ağlata topladığınız yavruların akıbeti ne oldu?
Tüm hayvanseverler ve veteriner hekimler, yavru köpeklerin barınağa adım attığı anda barınak hastalıklarına, kanlı ishale ve gençlik hastalığına yakalanacağını ve bu hastalıklar neticesinde yaşama ihtimalinin %1 olduğunu bilir. Yani dün toplattığınız yavrular bir hafta-on gün içinde ölecek. Bunu vicdanınız nasıl kabul edecek?
Tüm bunları delillendirerek yasal süreci başlatmaya çalışan İbrahim Kaya’ya şimdi iftiralar atmaya çalışıyorsunuz. İbrahim Kaya; 10’dan fazla belediye barınağındaki katliamlar dâhil her türlü olumsuzluğu açığa çıkaran, üç at mezbahasını deşifre eden, onlarca merdiven altı köpek üreticisini ortaya çıkaran ve yine horoz ve köpek dövüşlerini açığa çıkaran Yaşam Hakkı Savunucularından biridir.
Biz hayvanseverler, sosyal demokrat belediyelerden daha fazla duyarlılık bekleriz. Çünkü bu 7527 sayılı kanuna parti olarak oy vermediler. Hayvansever duyarlılığı önce partiyle değil, önce iyi insan kıstasıyla ölçülür. Bu ölçüde partinin kim olduğunun hiçbir anlamı yoktur.
İzmir Büyükşehir Belediyesi de, yaşadığım Çeşme Belediyesi de CHP’li. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sokak canlarının toplanması için 52 milyon liralık ihaleyi hiçbir hayvansal bilgi ve tecrübesi olmayan bir taşerona vermesine de karşıyız. Çeşme Belediyesi’nin zamana yayılmış eksik ve yetersiz barınak çalışmalarını da eleştiriyor ve düzeltilmesini istiyoruz.
Mesele particilik değil, iyi insan olmaktır.