|
Tweet |
ObjektifÇeşmeHaber / Selma Artar
Yerel tarih ve sosyokültürel yapı üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Sosyolog Engin Önen, Alaçatı’nın toplumsal hafızası ve kent kimliği üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Alaçatı’nın yaklaşık 200 yıllık süreçte dört kez büyük toplumsal dönüşüm yaşadığını belirten Önen, özellikle tarihi meydanlar ve kamusal yapıların ticarileştirilmesini eleştirdi.

“Alaçatı’nın Kesintili Bir Tarihi Var”
Alaçatı’nın tarihçiler ve sosyologlar açısından adeta bir laboratuvar niteliğinde olduğunu ifade eden Önen, bölgenin yaklaşık 200 yıl içinde dört farklı toplumsal yapı değişimi yaşadığını söyledi.
Önen, Alaçatı’nın tarihsel dönüşümünü şu sözlerle anlattı:
“Önce Aydınoğulları Beyliği döneminde buraya yerleşen Alacaatlı boyunun yaşadığı bir yerdi. Ardından Rumların şehrine dönüştü. Kurtuluş Savaşı sonrası mübadil ve muhacirlerin kasabası oldu. Son 20-30 yıldır ise İstanbulluların kıyı kentine dönüştü.”
Önen’e göre Alaçatı’nın yaşadığı bu hızlı değişim, bölgenin kültürel hafızasında ciddi kırılmalara neden oldu.
Alaçatı’daki Dört Büyük Dönüşüm
Alacaatlı Boyu: Aydınoğulları Beyliği dönemindeki ilk yerleşimciler
Rumlar: Kentin mimari ve ekonomik dokusuna yön veren dönem
Mübadil ve Muhacirler: Kurtuluş Savaşı sonrası bölgeye yerleşen Balkan göçmenleri
İstanbullular: Son 20-30 yılda Alaçatı’yı kıyı kentine dönüştüren yeni göç dalgası
“Bu Bina Alaçatı’nın Toplumsal Hafızasıdır”
Önen’in açıklamalarının merkezinde ise Alaçatı Meydanı’nda bulunan eski Halk Odası ve belediye binası yer aldı. Yapının geçmişte Halk Odası ve Cumhuriyet Halk Partisi binası olarak kullanıldığını anlatan Önen, Demokrat Parti döneminde belediyenin bu binaya taşındığını söyledi.
1946 sonrası çok partili hayata geçişle birlikte Alaçatı’da Demokrat Parti’nin seçimleri kazandığını belirten Önen, dönemin belediye başkanı Rıza Ertan’ın belediyeyi bu yapıya taşıdığını ifade etti.
“Demokrat Parti göreve geldikten sonra Türkiye genelinde Halkevleri ve Halk Odaları kapatıldı. Çünkü bunlar CHP’nin propaganda aygıtı olarak görülüyordu. Alaçatı’da da belediye bu binaya taşındı” dedi.
.jpeg)
“İsmet İnönü Büstü Kaldırıldı”
Önen, Alaçatı’nın siyasi geçmişine dair dikkat çeken bir ayrıntıyı da paylaştı. Demokrat Parti döneminde meydandaki İsmet İnönü büstünün kaldırıldığını belirten Önen, yerine Mithat Paşa büstü konulmaya çalışıldığını söyledi.
“O dönemde İsmet İnönü büstünün kaldırılıp yerine Mithat Paşa büstünün konulmaya çalışılması, Alaçatı’da ciddi gerilimlere neden olmuştu. Bu büst ancak 1960 ihtilali sonrası eski yerine dönebildi” ifadelerini kullandı.
“Alaçatı’da Meydanlar ve Sokaklar Ticarileşti”
Alaçatı’nın son yıllarda plansız ve piyasa odaklı bir dönüşüm yaşadığını savunan Önen, meydanların ve kamuya ait alanların ticari işletmelere dönüştüğünü belirtti.
“Alaçatı’da meydanlar kafeterya oldu, sokaklar restoran uzantısına dönüştü. Yurttaşın nefes alacağı kamusal alanlar giderek yok edildi” diyen Önen, bu dönüşümün kent kimliğini zedelediğini ifade etti.
“Meydan dediğiniz yerde çocuklar oynar, yaşlılar oturur, güvercinler konar. Ancak Alaçatı’da yollar ve meydanlar tamamen ticari birer mekâna dönüşmüş durumda. Bu kötü bir şehircilik örneğidir” dedi.
“Eski Belediye Binası Alaçatı Kent Müzesi Olmalıdır”
Eski Halkevi ve belediye binasının müftülüğe devredilmesini de eleştiren Önen, yapının Alaçatı’nın tarihine uygun şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Eski belediye binasının müftülükle ne alakası olabilir? Şu anda boş duruyor. Burası Alaçatı halkının malıdır” diyen Önen, yapının Anı Evi ya da Mübadele Müzesi olarak kullanılmasını önerdi.
Önen, “Bu bina otel ya da restoran değil, kamusal bir mekân olmalıdır. Alaçatı Kent Müzesi’ne dönüştürülerek toplumsal hafızaya katkı sunmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Yerel Yönetimler ve Sivil Toplum Daha Duyarlı Olmalı”
Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının yeterli duyarlılığı göstermediğini savunan Önen, Alaçatı’nın giderek kimliksizleştiğini söyledi.
“Tarihi yapılar sadece taş bina değildir; bir kentin hafızasıdır” diyen Önen, Alaçatı halkını kamusal alanlara ve tarihi yapılara sahip çıkmaya çağırdı.
