Bugun...
SON DAKİKA

Alaçatılılara Geçmiş Olsun!

 Tarih: 06-05-2026 12:06:00
SELMA ARTAR

Geçtiğimiz günlerde Engin Önen hocamızla Alaçatı’nın kalbi olan meydanı ve burada bulunan, geçmişte Halkevi olarak da kullanılan belediye hizmet binasını konuşmuştuk.

 

Bu yapının müftülüğe devredilmemesi gerektiğini, ticari bir alan değil Alaçatılının ortak kullanımında olan kamusal bir alan olarak kalması gerektiğini değerlendirmiştik. Aynı zamanda buranın, Alaçatı’nın tarihsel hafızasını anlatan bir kent müzesine dönüştürülebileceğini konuşmuştuk. Aynı şeyi Alaçatı Meydanı için de söylemiştik.

 

Çünkü burası bir zamanlar Alaçatılının; ardından çocuklarının ve torunlarının koşturduğu, resmi törenlerin ve milli bayramların büyük bir coşkuyla kutlandığı, kuşların ve güvercinlerin konup yem yediği, yaşlıların banklarda oturduğu, komşuların selamlaştığı, düğünlerin, bayramların, protestoların ve seçim konuşmalarının yapıldığı tarihi bir meydandı.

 

Ama o meydan uzun süredir artık başka bir şeye dönüşmüş durumdaydı…

 

Önce masalar geldi, sonra sandalyeler…

Derken diğer işletmeler gibi Alaçatılıların o tarihi meydanı da ticarileşti.

 

Çeşme Belediyesi’nin önceki başkanı, “Alaçatı Paraçatı” algısına son vermek adına belediye iştiraki ÇEŞTUR üzerinden burada uygun fiyatlı bir kafeterya açmıştı. “2 liraya çay, 5 liraya kahve” söylemiyle hayata geçirilen bu alan, belediye tarafından işletildiği ve çevredeki işletmelere göre daha uygun fiyat politikası uyguladığı için Alaçatılıların ve halkın da rahatlıkla gidebildiği bir yer olmuştu.

 

Ancak buranın ÇEŞTUR üzerinden özel bir işletmeye devredileceği uzun süredir dillendiriliyordu. Hatta bazı Alaçatılı vatandaşların bu konuda hem ÇEŞTUR müdürüyle, hem belediye başkanıyla hem de işletme sahibiyle görüşmeler yaptığı, bu karardan vazgeçilmesinin istediği ancak bir sonuca ulaşamadığı konuşuluyordu.

 

Ama görünen o ki sonuç değişmedi.

 

Artık meydan, şimdilik “5 yıllığına” mı diyelim; çünkü bu konuda tam bir şeffaflık olmadığı için kamuoyu net bilgiye sahip değil, özel bir işletmeye devredildi.

Ayrıca bu işletmenin, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası İzmit’te FETÖ suçlamalarıyla gündeme gelen, bir süre yurt dışında kaldıktan sonra kendi isteğiyle Türkiye’ye dönüp cezasını çeken iş insanı Mehmet Sarı’ya ait olduğu ifade ediliyor.

 

Burada hemen şu soruyu sormak da gerekiyor:

CHP’nin Çeşme ilçe seçimleri sırasında diğer adayı karalamak için kullandığınız  kara propagandanıza  ne oldu?

“Hesabını genel merkeze veremeyiz” denilen söylemler şimdi neden unutuldu?

Peki bugün Alaçatı’nın tarihi meydanının, geçmişi bu şekilde tartışılan bir isme devredilmesinin hesabını Alaçatılılara verebilecek misiniz?

 

Ayrıca kamuoyunun cevabını merak ettiği çok önemli sorular da var:

Bu alan için resmi ihale duyurusu yapıldı mı?

İhale kamuoyuna açık şekilde yayımlandı mı?

İhaleye kaç kişi katıldı?

Kaç yıllığına kiralandı?

Hangi bedelle verildi?

 

Şeffaf bir yönetim anlayışı bunları gizlemez, açıklar.

 

Çünkü burada yaşanan şey yalnızca basit bir işletme devri değildir.

 

Bu aynı zamanda kamusal alanın yönetimiyle ilgili ciddi bir tartışmadır.

 

Belediye, halka ait bir alanı kendi iştirakine devrediyor; iştirak ise bu alanı “işletme hakkı devri” adı altında özel şahıslara kiralıyor.

 

Oysa belediye iştirakleri — ÇEŞTUR gibi yapılar — normal şartlarda halka daha uygun fiyatlı ve erişilebilir hizmet sunmak amacıyla kurulur.

 

Kamusal alanı özelleştirmek için değil.

 

Çünkü meydan dediğiniz yer yalnızca ticari bir alan değildir.

 

Meydan; bir kentin hafızasıdır.

 

Sultanahmet Meydanı,

Konak Meydanı,

Ulus Meydanı nasıl o kentlerin hafızasını taşıyorsa, Alaçatı Meydanı da Alaçatılınındır.

 

Bugün buna sessiz kalınırsa, yarın Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan belediye kafesinin de meydanıyla birlikte ihaleye çıkmasına kimse şaşırmasın.

 

Çünkü mesele artık masa sandalye meselesi değildir.

 

Mesele; kentlerin halkın ortak yaşam alanı olarak mı kalacağı, yoksa işletme mantığıyla yönetilen ticari dekorlara mı dönüşeceğidir.

 

Belediyecilik sadece mülk yönetmek değildir.

 

Aynı zamanda o mülk üzerindeki halkın iradesini korumak ve tarihine, hafızasına sahip çıkmaktır.

 

İhalelerle halkın meydanını kiraya verenler, aslında bir kentin hafızasını açık artırmaya çıkarmaktadır.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI