Bugun...

ACİL ÇIKIŞ -2-

 Tarih: 13-06-2026 14:37:00
AV. FAHRİ ARTAR

Bu sefer acil çıkış önerimi en baştan yapayım.

 

Mutlak butlan mağduru ve muhatabı Özgür Özel grubuna çağrımdır. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM)’ın istinaf talebinin reddi kararını yani onama kararını temyiz ettiyseniz hemen temyizden feragat edin veya temyiz etmediyseniz temyiz etmeyip kararı kesinleştiriniz. Aykırı ve anormal bir öneri değil mi?

 

Olmadığını aşağıda okuyup anlayacaksınız.

 

Butlan kararını isteyenler elbette ki seçimleri kaybedip koltuklarından olan Kemal Kılıçdaroğlu ekibi idi. Bunda hiçbir şüphe yok. Ancak bunun böyle olmasını isteyenin mevcut iktidar olduğu da muhakkaktır. Her ne kadar iktidar “bize ne, şikayet eden kendileri, yargılanan kendileri…” deseler de bu kararın kimin işine yaradığı her normal vatandaşın bildiği bir husus.

 

İlk derece mahkemesinin verdiği, BAM’ın onadığı ve iktidarın alkışladığı ve böyle olmasını istediği butlan kararını Yargıtay’ın bozacağına ve tekrar eskiye dönüleceğine ihtimal veren var mı içinizde? Sanmıyorum.

 

Ne dedi Kılıçdaroğlu? “Yargıtay’da karar kesinleşmeden kongreyi toplayamam.”

 

Demek ki öyle veya böyle kesinleşme kararı beklenecek. Süreç şöyle yürüyecek. Yargıtay, tek adam sisteminin kendisini ve iktidarını sağlam zemine almasına kadar dosyanın incelenmesini bekletecektir. Netice elbette ki mutlak butlan kararının onanması olacaktır. Amaç toplumun üstün desteğini kazanmış Özgür Özel ve ekibini zayıflatmak, Kılıçdaroğlu ekibini parlatmak, CHP’yi parçalayıp iktidar olma gücünü kırmak ve bir dönem daha iktidarının devamını sağlamaktır. Zira Kılıçdaroğlu’nun görülen o ki tek adam sistemi ile hiçbir derdi yoktur. Onun muhalefeti sadece Özgür Özel ve ekibinedir. Bu uğurda koskoca bir muhalefet topluluğunu karşısına almış olması Kılıçdaroğlu’nun hiç umurunda bile değildir. Zira arkasında (şimdilik) iktidar yargısının sonsuz desteği vardır.

 

Ola ki ilerde Kemal Kılıçdaroğlu gaza gelip muhalefet partisi olduğunu hatırlar ve Erdoğan’a ters düşmeye başlarsa ve Erdoğan karşısında kazanma şansı belirmeye başlarsa Yargıtay’ın kararı bozma ihtimali %100 olacaktır. Yani Kılıçdaroğlu bilerek ve isteyerek CHP’yi tek adam sisteminin oyuncağı haline getirmiştir.

 

Bence Özgür Özel ekibi bağrına taş basarak (taktik gereği) mutlak butlan kararını temyizden derhal feragat etmeli, karar kesinleşmeli ve Kılıçdaroğlu her ne yapacaksa yapması beklenmeli, tek adam sisteminin oyunu bozulmalıdır.

 

Kılıçdaroğlu “Dosya Yargıtay’da kesinleşmeden kongreye gitmem…” dediğine göre dosya kesinleştiğinde ya derhal kongreye gitmek zorunda kalacak ya da sözünü tutmayarak halkın gözündeki %5’lik değerini de büsbütün kaybedecek ve Özel ekibinin yeni parti kurmasının önündeki “Yeni parti kurmanın uygun olmayacağı” yönündeki tüm olumsuz düşünceler tamamıyla silinecek, süreç iyi yönetilirse tek adam sisteminin demokratik yollardan değişmesi ihtimali daha güçlü hale gelecektir.

 

Kanaatimce Atatürk’ün partisini yönettiğini ve onun koltuğunda oturduğunu söyleyenlerin Atatürk’ü daha derin inceleyip onu çok iyi anlaması, taktiklerini iyi değerlendirmesi gerekir.

 

Örneğin Atatürk’ün zor durumlarda bir geri çekilme taktiği vardır. Şimdi birileri çıkıp “Kardeşim savaş mı yapıyoruz?” diyecektir. Savaş yapmıyoruz ama yönetimin (tek adam sisteminin) değişmesi için mücadele veriyoruz. Olayların birebir aynı olması gerekmez.

 

Yine örneğin Kurtuluş Savaşı günlerinde İstanbul’da bir meclis varken ve meclisinde de vatansever milletvekilleri çoğunlukta iken İstanbul Hükümeti ile kavga etmeden Ankara’da yeni bir meclis açılması olayını düşünün. İstanbul’daki meclis dağıldığında ne olmuştu? Oradaki milletvekilleri Ankara’daki meclise dahil olmuşlardı. Mustafa Kemal İstanbul Meclisi’ndeki milletvekillerini kendilerine destek vermedikleri sebebiyle eleştirse veya kavga etse idi bu birliği sağlayabilir miydi?

 

Mesele ülkeyi bu hale getiren tek adam sisteminden demokratik yollardan kurtulmak ise şahsi kine, kibire ve gereksiz kavgalara, küfürleşmelere yer yoktur. Tek adam sistemine karşı olan herkes ve her şey elinden tutulması gereken değerli bir varlıktır. Bu konuda bir tek kişinin bile dışarıda bırakılması kabul edilemez.

 

Yazımı sonlarken;

 

Bir zamanlar eski Urla Belediye Başkanı “FETÖ’cülük” suçlaması ile gözaltına alındığında bir İzmir CHP milletvekilini arayıp belediye başkanının derhal istifa etmesini ve mevzuat gereği belediye meclisinin (mecliste üstünlük CHP’de olması sebebiyle) toplanarak CHP’li bir meclis üyesini belediye başkanı seçmesini söylemiştim. Bana “Olur mu öyle şey, o zaman suçlamayı kabul etmiş oluruz…” diye gayet sıradan bir cevap vermişti.

 

Sonuç ne oldu?

 

Belediye başkanı önce tutuklandı sonra FETÖ suçlamasıyla ceza aldı, belediyeye hükümetin kayyumu atandı ve havaya top atsan bir CHP’linin kafasına düşecek kadar yoğun CHP’linin yaşadığı ilçeyi yıllarca AKP’nin kayyumu yönetti.

 

Aslında iktidarın oyunlarını bozacak çok değişik taktikler var aklımda ama bunları yazsam herkes kafayı yediğimi düşünecektir. Bu sebepten yazmak istemiyorum. Ancak değerli Özgür Özel ve ekibi kurmayları gerçekten de ülkeyi ve vatandaşları tek adam sisteminden kurtarma çabası içindeyseler bu taktiklerin neler olduğunu kendilerine söyleyebilirim. Dertleri kendi koltuklarıysa diyecek lafım yoktur.

 

Sağlıkla kalın.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI