Bugun...
SON DAKİKA

Koltuk Savaşı

 Tarih: 28-05-2026 21:11:00  -   Güncelleme: 28-05-2026 21:14:00
BURAK GENÇ

Türkiye siyasetinde perdesi kapanan, bitmek bilmeyen o bayat koltuk savaşı sürüyor. Bu hırsın arkasında tesadüf veya şahsi zaaf araması büyük bir yanılgıdır. Yaşananlar, "burjuva demokrasisi" denen o sahte masalın tıkır tıkır işleyen hali. İnsanlara sürekli bir "seçme özgürlüğü" masalı anlatılıyor. Arka plandaki ihaleler, rantı ve devasa hizmetin kimin tarafından yönetileceği dev bir ticarethaneye dönüyor. Makarnadan en büyük dilimde kapmak isteyenlerin birleşmesi, bu kuralsız oyun ve olağan kuraldır. Konuyu halka hizmet vermiş olsaydınız, o makamlar böylesine şiddetli savaşlara sahne performansı.

Ekranlarda bağırıp çağıranlara sistemi. Kapalı kapılar ardında, kendi çıkarları söz konusu olduğunda çok iyi anlaşıyorlar. Ülkedeki reel manzaraya bakınca her şey netleşiyor. Kurultaylar ve kongreler memleket meselelerine çözüm aranan yerler dışında çıktı. Buralar artık makam sevdalılarının kavgasına sahne oluyor. Peş peşe ağır kayıplar konusu. Hesabının defansında zayıf olan halk. Oysa o, yönetilen koltuklara yapılanların keyfi yerinde. Yıllarca aynı makamı işgal edip kollarını onların tapulu malı sanan KK vakasında bunu çok net gördük. Vitrindeki reklamların ürettiğini arttırın yok. Kendi başarısızlıklarını devasa bir zafermiş gibi pazarlıyorlar. O makamlardan kalkmamak, bu siyaset tüccarlarının genlerine işlemiş durumda.

Tabanın iradesini hiçe sayan bu yapılar, delege borsalarıyla düzenlerini sürdürmeye devam ediyor. Yükselen en şık muhaliflerin sesi anında boğuluyorlar. Ayak oyunlarıyla alınan parti içi kararların, toplumsal vicdanında hiçbir dava yok. Onlar mutlak butlanı iradelerini boğmak için kullanıyorlar. Bu uydurma zafer, yalnızca makam sahipleri bürokratik saltanatını tescilliyor. İnsanlara sundukları vizyon ise hiçbir şeyden ibaret değildir.

Bu tükenmiş düzen, insanların seçimlerini ve yapabileceklerini soluklanmak üzerine kurulu. Bir yanda tepeden inme dayatmalarla kararlara el konuluyor. Diğer yanda vitrinlerine kendi onaylarından geçmiş, sermayeye boyun eğmiş, itiraz etmeyen figürler diziliyor. Yurttaşlar, önceden belirlenmiş günlerde koşmaya mecbur bırakılıyor. Seçmen iradesi, koltuk sevdalılarının iki dudağının yanında hapsedilip nefessiz bırakılıyor.

Karşımızdaki yapı, siyasi sistemin çürük özü. Hükümsüz dayatmalara, bitmeyen koltuk ihtiraslarına ve irade gaspına karşı bakım, sahnedeki maskeli oyunlar yenileriyle değiştirilmiyor. Asıl mesele bu tiyatronun perdesini kökten indir. Hayatın içinde kendi geçmişi olanların, yani bu birikimleri var olanların ve üretilenlerin ellerinde şekilleniyor.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI