Çeşme'de Gediz Elektrik'in hizmetinden memnun tek bir abone var mı, merak ediyorum. Unutmayalım: Gediz bir devlet kurumu değil, özel bir firmadır ve sattığı ürün elektriktir. Ancak yıllardır sattığı bu ürün ayıplıdır; günlerce, haftalarca kesintiye uğramakta, dalgalanmalarla evlerdeki cihazları yakmaktadır. Buna rağmen Gediz, sanki kusursuz bir ürün satıyormuş gibi faturasını eksiksiz kesmeye devam etmektedir. Bir özel şirketin, sattığı ayıplı üründen dolayı hiçbir bedel ödemeden faturalandırmaya devam etmesi, kabul edilebilir değildir.
Alaçatı Mahallesi 11010 Sokak'ta on gündür elektrik yok. Aynı bölgede 13057 Sokak sakinleri iki aydır aynı şikayeti tekrarlıyor. Mamurbaba'da bir evde bu hafta tek seferde garaj kapısı, havuz devir daim motoru, tüm bahçe aydınlatması ve kombi kartı elektrik dalgalanmaları yüzünden yanıp kül oldu. Çiftlik'te Migrosjet'ten itibaren elektrik yetersiz; sakinler birbirine şikayet ediyor çünkü muhatap bulamıyor. Bunlar tek tük vakalar değil, yılın on iki ayına yayılmış, yaz kış devam eden kronik bir çöküşün fotoğrafı.
Bu tablonun müsebbibi nettir: Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Çeşme'ye hizmet veren şebeke, 1965 yılından kalma hatlar ve trafolarla ayakta durmaya çalışıyor. Türkiye'nin en çok döviz kazandıran, en yoğun turizm bölgelerinden birinde, altyapı yarım asır önce döşenmiş kablolarla idare ediliyor. Yüksek sezonda nüfusu bir milyona yaklaşan bir yarımada, kışın iki yüz bin kişiyle bile aynı arızaları, aynı kesintileri, aynı çaresizliği yaşıyor. Bu, mevsimsel bir yoğunluk sorunu değil; doğrudan yatırımsızlığın, bakımsızlığın ve umursamazlığın sonucudur.
Sonuçları ise sadece 'elektrik yok' cümlesiyle sınırlı kalmıyor. Buzdolapları, klimalar, televizyonlar, kombi kartları art arda bozuluyor; vatandaş servis ücretlerini cebinden ödüyor, sonra Gediz'e başvurduğunda 'geç bildirim yaptınız' gerekçesiyle geri çevriliyor. Konaklama tesislerinde misafirler sıcak su, klima, hatta bazen yemek servisi olmadan kalmak zorunda kalıyor; rezervasyonlar iptal ediliyor, ücret iadeleri yapılıyor. Bir turizm beldesi için bundan daha ağır bir itibar kaybı olamaz. Sorun gizlenerek değil, hızla ve şeffaf biçimde çözülerek yönetilir; aksi halde bugün saklanan küçük bir aksaklık, yarın ulusal basına taşınan büyük bir krize dönüşür.
Bunu geçtiğimiz günlerde bizzat gördük: konu ulusal kanallarda haber olunca, Gediz ekipleri hemen o bölgede çalışma yapmaya başladı. Demek ki imkân varmış. Sorun teknik imkânsızlıktan değil, önceliklendirme eksikliğinden kaynaklanıyor. Tepki göstermeden, sesimizi yükseltmeden bir arpa boyu yol alamıyoruz; bu da kendi başına kabul edilebilir bir durum değildir.
Burada esas sorumluluk Gediz'in yerel ekiplerinde değil, ana firma Aydem Elektrik'te. Yerel yönetimlerimiz ve Çeşme turizm örgütleri, sezon öncesinde Gediz'in üst yönetimiyle görüşerek yaz aylarında elektrik kesintisi yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını talep etti; ancak yaşananlar gösteriyor ki bu sorunu artık yerel muhatapla değil, doğrudan Aydem'in üst yönetimiyle çözmemiz gerekiyor. Çeşme'nin talebi açık ve nettir: yarım asırlık hat ve trafo altyapısının yenilenmesi, bölgeye kapasitesiyle orantılı ciddi bir yatırım yapılması.
Bu satırları yazarken amacım Çeşme turizmini karalamak değil, tam tersi korumaktır. Bölgemizin otelcisi, restoranıyla, esnafıyla zaten döviz kuru baskısı, artan maliyetler ve haksız 'pahalı Çeşme' algısıyla mücadele ediyor; bu yükün üzerine bir de kendi kusuru olmayan bir altyapı krizinin faturasını taşımak zorunda bırakılmamalı. Çeşme Kent Konseyi olarak önerimiz nettir: yüksek sezon bittikten hemen sonra, diğer turizm sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, Gediz ve Aydem'e yönelik kapsamlı ve kararlı bir eylem planı hayata geçirmeliyiz. Sesimizi ne kadar birlikte ve kararlı çıkarırsak, kalıcı çözüm de o kadar hızlı gelecektir.