Bugun...
SON DAKİKA

ALAÇATI’NIN MİMARI

 Tarih: 04-06-2026 23:06:00
ÖMER ÖNAL

Bazı isimler vardır, insanın kaderiyle sessizce örtüşür. Nilgün kelimesi, çivit rengini, koyu maviyi anlatır. Ege’nin ufkunda denizle gökyüzünün birleştiği o derin maviyi… Alaçatı’nın renklerinden biridir bu. Soyadı ise Çiçek. Bir yanında mavinin dinginliği, diğer yanında toprağın ve yaşamın bereketi vardır. Belki de bu yüzden Nilgün Çiçek adı, yıllarını verdiği Alaçatı ile böylesine uyumlu durur. Çünkü Alaçatı da taş duvarları arasında maviyi, sokaklarında çiçekleri taşıyan bir Ege kasabasıdır.

1977 yılında Alaçatı Belediyesi’nde mimar olarak göreve başlayan Nilgün Çiçek, emekli oluncaya kadar yalnızca bir belediye çalışanı olarak değil, Alaçatı’nın mimari hafızasının koruyucularından biri olarak görev yaptı. Çeşme’nin yerlisi olmasına rağmen Alaçatı’yı kendi evi, kendi emaneti gibi gördü.

Abdurrahman Keskin’den başlayarak Nazım Aydoğdu, İsmet Sarı ve Remzi Özen dönemlerinde görev yapan Nilgün Çiçek, farklı yönetimlerle çalışmasına rağmen değişmeyen bir ilkeye sahipti: Alaçatı’nın ruhunu korumak.

Bugün Alaçatı’nın taş evleri dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin hayranlığını kazanıyorsa, bunun arkasında yıllar boyunca verilen sessiz bir emek vardır. O emeklerden biri de Nilgün Çiçek’e aittir. Tarihi dokunun korunması konusunda gösterdiği titizlik, yalnızca bir meslek anlayışının değil, aynı zamanda bir kültür bilincinin sonucuydu.

1989-1993 yılları arasında İmar Komisyonu’nda birlikte çalışma fırsatı bulduğum Nilgün Hanım’ın en belirgin özelliği kararlılığıydı. Son derece nazik ve mütevazı bir insandı; ancak konu yasa, plan ve koruma ilkeleri olduğunda taviz vermezdi. “Bu yasaya uygun değil” dediğinde, sözünün arkasında dururdu. Çünkü biliyordu ki bir kentin kaybettiklerini geri kazanması, koruduklarını yaşatmasından çok daha zordur.

Hayat bazen yüksek sesle konuşanları öne çıkarır; oysa şehirleri asıl ayakta tutanlar sessiz çalışan insanlardır. Bir taşın yerinde kalması, bir sokağın kimliğini koruması, bir yapının geleceğe ulaşması çoğu zaman görünmeyen emeklerin sonucudur.

Bugün iki evladıyla birlikte Çeşme’de yaşamını sürdüren Nilgün Çiçek, hâlâ Alaçatı’ya geldiğinde dostlarıyla buluşur, geçmiş günleri yad eder. Ancak onun asıl sohbeti, yıllar önce korunmasına katkı verdiği taş duvarlar, cumbalar ve sokaklarla sürmektedir.

Kentler de insanlar gibi hafızalarıyla yaşar. Hafızasını kaybeden kentler sıradanlaşır. Alaçatı’nın gelişiminde ise Nilgün Çiçek gibi insanların emeği vardır.

Bu nedenle kendisine sağlıklı, huzurlu ve uzun yıllar diliyorum. Çünkü bazı insanlar görevlerini tamamlayıp emekli olurlar; bazıları ise yaşadıkları kentin hikâyesinde kalıcı bir sayfa olarak yaşamaya devam ederler.

Kalın sağlıcakla…

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI