Bugun...
SON DAKİKA

KOÇBAŞIYLA KURULTAY OLMAZ!

 Tarih: 06-06-2026 21:04:00  -   Güncelleme: 06-06-2026 21:08:00
BURAK ATASEFA


1999-2002 

Siyasete atılmak istedi ancak Bülent Ecevit "böyle kafası karışık meçhul birini meclise sokmak ülkeye kötülük etmek olur." diyerek üstünü çizdi ve kabul etmedi. 

Aynı yıl TESEV'e üye oldu. 

(Bknz. TESEV-SOROS ilişkisi) 

Yolsuzluğa karşı dosyalarla ünlendi. 

Bu sayede CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent TANAL tarafından partiye sokuldu. 

(Bknz: Bülent TANAL PİAR-GALLOP-ESOMAR ile CİA bağlantısı) 

3 Kasım 2002 

Seçimde CHP Milletvekili oldu ve aynı seçimde AKP iktidar oldu. 

2007 

Seçimle tekrar seçildi ve aynı zamanda CHP grup başkanvekili oldu, konumunu güçlendirdi. 

NOT: (Bknz: 

2008 Ekim ayında ABD merkezli Silkroad (İpekyolu) Enstitüsü  raporu, raporun 72. sayfasında Deniz Baykal'ın bir şekilde liderlikten edileceği ve KK'nin genel başkan olacağı yazdı.

WİKİLEAKS belgelerinde de Kemalist, milliyetçi (ulusalcı) laik Baykal'ın "defedilmesi" ve yerine makul (söz dinleyen) birinin gelmesi lazım dendi. 

NOT: (Bknz 1 Haziran tarihli Hillary Clinton imzalı gizli bir telgraf

2010 

Kaset kumpası ile Deniz Baykal istifa etti ve KK CHP genel başkanı oldu. Seçildiği ilk konuşmasında yeni CHP (Y-CHP) söylemini kullandı. 

Eylül 2010

KK ilk görevini yerine getirdi anayasa referandumu kaybedildi. Bu şekilde Anayasa mahkemesinin ve yargının yapısı değiştirildi. TSK'nın yapısı ve yargı yetkileri tamamen değiştirildi. 

Bu seçimde KK aynı zamanda oy kullanamayan Genel Başkanı olarak dünya siyaset tarihine de geçmiş oldu. 

Yine bu referandumla yargı tamamen iktidarın eline geçti ancak aynı zamanda fetö yapılanması da yargıda ezici çoğunluğu ele geçirdi. 

KK ise parti içindeki görevine başladı. 

Seçim sonuçlarının faturasını parti içindeki "eski statükoculara" keserek kıyıma başladı ve ilk olarak Önder SAV ve ekibini tasfiye etti. Onların yerine Sezgin Tanrıkulu Hüseyin Aygün gibi daha sol kanadı ama aynı zamanda Mehmet Bekaroğlu gibi İslamcı ve muhafazakarları da süreç içinde partiye soktu Hatta iddia odur ki yıllar İçinde fetö'cüleri de partiye sokmuştur ama bu şu anda iddia aşamasındadır. 

2014 

Cumhurbaşkanı seçimlerinde KK Ekmeleddin ihsanoğlu'nu aday gösterdi. Hatta utanç verici bir şekilde "adam gibi tıpış tıpış oy vereceksiniz" diyerek seçimi adeta sabote etti ve görevini layıkıyla yerine getirdi. 

Bu seçimi de kaybettirdikten sonra parti için muhalefette Muharrem İnce ortaya çıksa da yaptığı delege temizliği ile yerini iyice sağlamlaştıran KK, olağanüstü kurultayda tekrar seçilmişti. 

2015 

Haziran seçimlerinde KK yine yenilmiş ancak AKP tek başına iktidarı kaybetmiş olduğundan HDP'nin Barajı aşmasıyla 4 Partili yapıda CHP İkinci büyük parti olmasına rağmen KK koalisyon kuramadığı için tekrar erken seçime gidilmiş,; 2015 Kasım ayındaki seçimlerde AKP yine tek başına iktidar olmuştur. 

2017 

Başkanlık seçimi ve tarihin en büyük ihanet skandalı...

Aslında Tek Adam rejimine hayır diyen halkın iradesi tam da seçim günü 2,5 milyon mühürsüz oyun YSK tarafından kabul edilmesiyle gasp edildi ancak KK itiraz etmeyerek yine görevini yerine getirdi.

(Bknz Atilla kartın açıklamaları)

Bu tarihi skandaldan bir yıl sonra millet ittifakı kuruldu. İttifak olarak Muharrem İnce aday gösterildi ancak KK yeterli desteği sağlamadı. Sandıklara sahip çıkmadı. Hem yine kaybetti ama hem de Muharrem İnce'yi ekarte etmiş oldu. 

Muharrem İnce de "ADAM KAZANDI" diyerek el biriyle AKP yine kazandırıldı. 

2019 

Seçimlerinde aslında başarıdan bahsedebiliriz. Ancak kaynağına inersek özellikle halkın artık iktidara dayanacak gücü kalmamıştı. Bununla birlikte Türk siyasetine kazandırılan Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş etkisi büyüktü. Zira Ekrem İmamoğlu, KK ya da Muharrem İnce gibi "ADAM KAZANDI" demedi. Sandıklara sahip çıktı, kolları sıvadı ve seçimi kazandı. 

Ve 2023 

Tarihi ve aleni bir ihanet senaryosu... 

Meşhur "Dostlar alışverişte görsün" temalı 6'lı masa kuruldu. Aylarca halk oyalandı, her toplantıda aday açıklaması umutla beklendi.

Umutla beklendi çünkü iktidarın dahi yaptırdığı anketlerde ya İmamoğlu ya da Mansur Yavaş kazanıyordu. Ama tek kaybetme seçeneği gerçekleşti ve KK kendini aday ilan ettirdi. Hem de "bu ülke bitti, kurtarma şansımız yok, benim aday olmamı engelleme şansım da yok" diyerek...

(Bknz: Levent Gültekin'in açıklamaları ve videoları) Yapacak bir şey yoktu artık ama seçimden 6 ay sonra yapılan CHP 38. Olağan Kurultayıyla KK orada da kaybetti ve artık kurtulduk dedi halk. Ama kabus bitmedi. Kurultay kararına itiraz olmamasına rağmen sadece Türkiye'de değil dünyada tek örneği olmayan bir mutlak butlan kararı uyduruldu ve KK geri döndü.

Bu kez hep o "sarayın yargısı" dediği yargı kararıyla...

Ama dönüşü muhteşem oldu. 

HIRS, HINÇ, İNTİKAM, ZULÜM ve İHANETLE...

Dönüş haberi herkesten önce kendisine ulaştı ve önce "ahlak ve arınma" temalı bir video yayınladı. 

Ve tam bir gün sonra Mutlak butlan kararı verildi. Karardan hemen sonra ilk işi hukuki adımları engellemek için Özgür Özel yönetiminin üç avukatını azletti. Devamında YSK üyesini de görevden aldı ve mali kaynakları kesti. 

Karardan 3 gün sonra ihanetin en büyük darbesini vurdu. Emniyete dilekçe verdi ve genel merkezin teslimin istedi. 

Be Türk demokrasisi, CHP tarihi, darbe dönemlerinde bile yaşanmayan büyük zulmü ve ihaneti gördü. Polisler, TOMALAR, biber gazları ve plastik mermilerle gelinerek; koçbaşı ile genel merkezinin kapısı kırılarak CHP Genel Merkezi tüm dünyanın gözü önünde yasal zeminle ortalığı savaş alanına döndürülerek gasp edildi. 

Özellikle genel merkez kapılarının koçbaşı ile kırılması sahnesi hafızalardan asla silinmeyecektir. 

KK daha sonra resmi hesapları sahiplendi. Genel merkezde 60'tan fazla personeli işten çıkardı. Butlan kararı ile birlikte TGRT başta olmak üzere tüm yandaş medyanın en önemli figürü oldu. Yandaş medyayı takip edenler KK'ye doydu. Bu kanallarda Özgür özel ve kurmayları hakkında sabahtan akşama kadar iddia ve iftiralara yer verildi ve hala devam ediyor. 

Görünen o ki Saray yargısı, KK aparatı ile birlikte Özgür özel ve bazı önemli kurmaylar için dokunulmazlıkları kaldırarak tutuklamalar başlayacak. 

Sonuç olarak ve haliyle; bu kadar eylemi gerçekleştiren bir adam Kurultay yapar mı? 

ASLA YAPMAZ! 

Tüm üyeler, tüm delegeler imza verse; hatta ülkede referandum yapılıp 85 milyon vatandaş Kurultay dese de CHP'nin "içinden geçmeye gelmiş" bir aparat, arkasındaki mihraklara kurultayı yapmaz! 

O yüzden Kurultay olasılığı üzerinde çaba göstermek oyalamak ya da sadece zaman kaybı olur. 

Bu arada bu kadar şeyi anlatınca "hain Kemal" sloganlarına da açıklık getirmiş olduğumu düşünüyor ve hatta soruyorum: 

Sizce Osmanlı döneminde Arapları Osmanlı'ya karşı kışkırtıp ayaklandıran, tarihin en büyük casus olarak kabul edilen ünlü İngiliz istihbarat subayı, namı diğer "Arabistanlı Lawrence" mezarından kalkıp; KK'nin önünde eğilip; "abi benden büyüksün" diyerek elini ayağını öpmez mi?

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI