Bugun...

Çağımızın Vebası Neo-Faşizme Karşı İlerici Dayanışmanın Tarihsel Zorunluluğu

 Tarih: 19-05-2026 22:28:00
BURAK GENÇ

Bugün insanlık sarsıcı bir ekonomik krizin ve gelecek kaygısının pençesinde kıvranıyor. Kapitalist sistem tıkandıkça egemen sınıflar ayrıcalıklarını korumak uğruna gaddar yöntemlere sarılıyor. Tarihin bu keskin virajında neo-faşizm adını verdiğimiz yeni bir baskı dalgası yükseliyor. Bu modern tehdit geçmişin zorbalıklarını günümüzün devasa medya gücüyle harmanlıyor ve geçim derdiyle boğuşan yığınların öfkesini yapay hedeflere yönlendiriyor. Bu büyük kuşatmayı kırmak adına bütün ilerici, sosyalist ve devrimci kesimin bu karanlığa karşı birleşmesi tarihsel bir zorunluluktur.

 

Tarih bize faşizmin, sermaye sahiplerinin kriz anlarında sömürü düzenini korumak için başvurduğu kullanışlı bir araç olduğunu defalarca göstermiştir. Yoksulluk derinleştiğinde asıl sorumlular hemen gölgelere çekilir. Ardından ayrımcılık körüklenir ve yabancı düşmanlığı toplumsal bir zehre dönüşür. Çaresiz kitlelerin önüne göçmenler ve azınlıklar günah keçisi olarak atılır. Bugün ABD'de Donald Trump gibi figürlerin popülist şovları veya Avrupa'da aşırı sağın yükselişi, kitlelerin haklı taleplerini örten küresel bir oyalama taktiğidir. Sömürü çarkını gizlemek için dijital algı operasyonlarıyla nefret sıradanlaştırılır ve 

emekçilerin sınıf bilinci parçalanır.

 

Bu organize saldırının ülkemizdeki yansıması ise bağnaz çevrelerin kurguladığı sistematik gerginlik iklimidir. Toplumda körüklenen yaşam tarzı tartışmaları doğrudan yaşanan ekonomik yıkımı gizleme amacı taşıyor. Fabrikadaki işçiyle atölyedeki zanaatkarı birbirine düşman eden bu zihniyet özgür düşünceyi ve sanatı açıkça hedef alarak ilerici uyanışı beşiğinde boğmak istiyor. Çünkü çok iyi biliyorlar ki cesurca ortaya konan bir sanat eseri ya da hakikati haykıran bir ses, kurdukları korku imparatorluğunu sarsacak kudrettedir. Sanatı hapsetmek kitleleri teslim alma operasyonunun en stratejik hamlesidir.

 

Yaşadığımız bu yıkım tesadüflerin eseri sayılamaz. Yaşananlar egemen sınıfların düzeni ayakta tutmak için devreye soktuğu planlı bir saldırıdır. İlerici güçlerin küçük teorik ayrılıklara saplanıp kalması bu otoriter kuşatmaya sadece nefes aldırır. Dayatılan sınırları yıkıp geçen devasa bir halk dayanışması örgütlemek yegane kurtuluş yoludur. Asıl hedefimiz yoksulluğun ve sınıfsal uçurumların tamamen silindiği, insanın insanı ezmediği eşitlikçi bir geleceği inşa etmektir. Korku iklimine karşı umudu ve baskılara karşı örgütlü iradeyi büyütmek çağın bizlere yüklediği en asil sorumluluktur. İnsanlığın geleceği, faşizmin karanlığına karşı yıkılmaz bir dayanışma barikatı kuranların ellerinde, emekle ve özgürlükle aydınlanacaktır.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI